KÜRK MANTOLU MADONNA. Asıl adı Eric Arthur Blair olan İngiliz yazar George Orwell’ın siyasi hiciv tarzındaki kısa öyküsü Hayvan Çiftliği 1945 yılında yayımlanmıştır KATILüyelerimizin kurduğu HWP Kitap Kulübü yayınlarına devam ediyoruz. Kulüp üyeleri her ay yeni bir kitap okuyorlar ve o kitabı canlı yayında yorumluyorlar. Haziran 2021 yayınında ise Sabahattin Ali'nin "Kürk Mantolu Madonna" isimli kitabını konuşuyorlar. Ocak – Şubat 2014. 1- Allah De Ötesini Bırak. 2- Mihmandar & Bir Eyüp Sultan Romanı. 3- Böğürtlen Kışı. 4- Operasyon. 5- Bana Allah Yeter. 6- Ustam ve Ben. 7- Kürk Mantolu Madonna. 8- Sabah Uykum. KürkMantolu Madonna Kitap Kısa Özeti Etiket kitap , özet Sabahattin Ali' nin sıra dışı okunmaya değer bir aşk romanı Kürk Montlu Madonna. Kuramsalolarak elde edilen bilgiler Kürk Mantolu Madonna romanındaki anlatıcıları betimleyebilmek için kullanılmıştır. Çalışmada araştırılması hedeflenen olgu ya da olgular cIKSZi. Öncelikle çok güzel bir kitap okumanı tavsiye ederim fakat özetini istiyorsan ve özetini yazacak olursak internetteki birkaç kaynaktaki özetleri alıp hepsini okuyup mixlemek iyi bir fikir olabilir. Özeti ; Kürk Mantolu Madonna, Türk Edebiyatı'nın öncü yazarlarından biri olan Sabahattin Ali'nin başyapıtlarından biridir. Yazar kitapta Raif Efendi'nin içsel yolculuğunu aşk ile sarıp sarmalayarak okuyucuya sunmuştur. Okunduğunda uzun süreli izler bırakan, mutlaka okunması gereken bir kitap ve aynı zamanda psikolojik tahliller, betimlemeler açısından çok tatmin edici. Kitap, Rasim'in işini kaybetmesi ve iş arayışına koyulmasıyla başlar. İş aradığı bir gün, eski arkadaşlarından Hamdi ile karşılaşır ve ondan yardım ister. Nitekim Hamdi, müdürü olduğu işyerinde bir iş teklif eder. Rasim, utana sıkıla da olsa bu teklifi kabul eder. Raif Efendi denen yaşlı, sessiz, sakin bir adamla aynı odada çalışacaktır. Raif Efendi çok az konuşuyor, kendisine verilen çevirileri titizlikle yapıyor ve boş zamanlarında masasının çekmecesinde duran bir kitabı okuyordur. Raif Efendi'nin hastalanıp işe gelmediği günlerden birinde, yapılacak bir çevirinin ona ulaştırılması gerektiğinden Rasim, Raif Efendi'nin evinin yolunu tutar. Raif Efendi Havran'da sessiz sakin bir çocuk olarak hayatını sürdürür. I. Dünya Savaşı sonrası işgal güçlerinin Anadolu’yu işgal ettikleri dönemde İstanbul’a okumak için gider. Ancak babası Raif’in Almanya’ya gitmesini ve sabun üretimi ile ilgili her şeyi öğrenmesini ister. Okuduğu romanların etkisi ile büyüyen Raif, hayalini kurduğu Avrupa’ya gitmek için yakaladığı bu fırsatı hiç düşünmeden değerlendirir ve Almanya’ya gider. Burada bir pansiyona yerleşir ve babasının isteği üzerine sabun fabrikasında işe başlar. Sabun fabrikasındaki işine gün geçtikçe daha az gitmeye başlayan Raif, tüm gününü Almanya’nın farklı yerlerini gezerek geçirir. Yine böyle günlerden bir gün gazetede ilanını gördüğü sergiye gider. Bu sergi Raif’in hayatının dönüm noktası olacaktır. Bu sergide gördüğü bir tablodan çok etkilenir. Güzel bir kadının portresi olan bu tabloyu görmek için Raif her gün sergiye gider. Yine tabloyu seyrettiği bir gün yanına bir kadın gelerek Raif’e neden her gün tabloyu seyrettiğini sorar. Raif kadının yüzüne bakmadan tablodaki kadını annesine benzettiği yalanını söyler. Raif, bir arkadaşı ile gezerken sergide konuştuğu kadına denk gelir. Sonraki gün, kadını gördüğü yerde onu beklemeye başlar ve kadın geldiğinde onu takip eder. Kadının Atlantik adında bir gece kulübüne girdiğini görür. Raif, kadının arkasından gece kulübüne girer ve takip ettiği kadını sahnede görür. Kadın sahnede keman çalıp şarkı söyledikten sonra Raif’in masasına gelerek adının Maria Puder olduğunu ve sergideki resmin kendi portresi olduğunu söyler. Bu tanışma olayından sonra Raif ve Maria Puder arkadaş olurlar. Maria Puder, Raif’i en başından aralarında duygusal bir yakınlaşma olmayacağı konusunda uyarır. Ancak Raif için çok geçtir. Bu arkadaşlık süresince birçok kez buluşup park ve bahçelerde dolaşırlar. En sonunda Maria Puder’de Raif’e aşık olduğunu kabul eder. Bu ikilinin birlikteliği Türkiye’den gelen bir telgraf ile yarım kalır. Telgrafta Raif’in babasının öldüğü ve işlerin başına geçmesi gerektiği yazılıdır. Raif, Havran’a döner ve işleri düzene soktuktan sonra Maria’yı yanına aldırmayı planlar ve bir süre mektuplaşırlar. Ancak Maria’dan gelen mektupların arkası kesilir. Raif, Maria’dan hiçbir haber alamaz ve terk edildiği kanaatine varır. Eski, sessiz hayatına geri döner. Marianın mektupların kesilmesinden on yıl sonra sokakta iki kişiyle karşılaşır. Bunlardan biri Berlindeki pansiyonun sahibi Frau van Tiedemanndır. Raif Efendi o adamdan Marianın hamile olduğunu, bunu kendisine söylemediğini ve doğum sırasında öldüğünü öğrenir. Hatta o adamın yanındaki çocuk da Marianın ve kendisinin çocuğudur. Ancak Frau von Tiedemann kızı da alır ve trene binerek Bağdata doğru hareket eder. Kürk Mantolu Madonna Özet – Sabahattin Ali Kürk Mantolu Madonna romanı anı türünde yazılmıştır . Uygarlık çatışmasından bunalan , bilinç akışı gibi modern teknikler kullanarak kaleme alınmış , anlatılmıştır. İnsanlarla sağlıklı ilişki kuramayan ve bu sebeple hayata küsmüş Raif Efendi’nin ; Maria ile olan üç aylık beraberliği ve bu beraberlikten olan kızının;çağrıştırdıkları ve hayal ettikleri arasındaki çelişkili bağı anlatır. ROMAN Kürk Mantolu Madonna YAZAR Sabahattin Ali TÜRÜ Roman Aşk Kürk Mantolu Madonna Özet – Sabahattin Ali Kürk Mantolu Madonna romanı anı türünde yazılmıştır . Uygarlık çatışmasından bunalan , bilinç akışı gibi modern teknikler kullanarak kaleme alınmış , anlatılmıştır. İnsanlarla sağlıklı ilişki kuramayan ve bu sebeple hayata küsmüş Raif Efendi’nin ; Maria ile olan üç aylık beraberliği ve bu beraberlikten olan kızının;çağrıştırdıkları ve hayal ettikleri arasındaki çelişkili bağı anlatır. ÖNEMİ Aşkı ve tutkuyu çok iyi anlatan merkez romanlardan biri olması nedeniyle önemli bir eserdir. KONUSU Raif Efendi’nin Almanya’da tanıştığı Maria diğer adıyla Kürk Mantolu Madonna ile olan aşkı, kitabın konusudur. ŞAHIS KADROSU Raif Efendi Kitabın ana kahramanıdır. Maria’ya aşıktır ve onu Almanya’da bırakır ancak tekrar göremez. İçine kapanık, sessiz, sakin bir yapısı vardır. Maria Puder Kürk Mantolu Madonna tablosundaki kadındır. Raif Efendi ile aşk yaşasa da kavuşamadan ölür. Raif Efendi’den kızı olduğu sonradan anlaşılır. Rasim Raif Efendi’nin iş arkadaşıdır. Raif Efendi’nin çekmecesinden aldığı kitapla onun hayatı hakkında bilgi sahibi olur. Kısa Özet Kürk Mantolu Madonna Roman Özeti Rasim, Raif Efendi ile aynı odada çalışmaktadır. Raif Efendi sessiz, sakin bir adamdır. Rasim yapılacak bir çevirinin yetişmesi gerektiği için, işe gelmeyen Raif Efendi’nin evine girer. Raif Efendi kalabalık bir evde ezilmektedir. Evin geçimini de kendi maaşı ile karşılar. Raif Efendi’nin çekmecesinde bir kitap vardır. Kitap Raif Efendi’nin hayat hikayesi ile oluşturulmuştur. Raif Efendi sabun fabrikası sahibi babası tarafından Almanya’ya işleri öğrenmesi için gönderilmiştir. Almanya’da bir sergide Kürk Mantolu Madonna adlı bir tablo görür. Tabloya uzun uzun bakar. Tablo ile ilgili sorular soran Maria Puder tablodaki kadındır ve kürk manto giymektedir. Raif Efendi kürk mantolu kadına sırılsıklam âşık olur. Bir süre sonra kadın da aşkını itiraf eder. Türkiye’ye Maria’yı yanına aldırmak vesilesiyle tekrar dönen Raif Efendi,mektuplarının karşılıksız kalması üzerine merak içinde kalır ve ondan bir daha haber alamaz. Yıllar sonra Maria’nın kuzeni ile İstanbul’da karşılaşan Raif Efendi Maria’nın öldüğünü öğrenir. Kuzeninin yanındaki kız ise Raif Efendi ile Maria’nın kızıdır. Kitap Hakkında Sorular Kitabın ana fikri nedir? Kürk Mantolu Madonna romanı farklı şekillerde yorumlanabilir. Kitaptan alınabilecek fikirlerden öne çıkanı ön yargıların hayata olan etkisidir. Rasim, Raif efendiyi ilk tanıdığında onun hakkında ön yargılı bir tutum takınmış ama defterde okudukları bu sessiz adamın içinde ne fırtınaların koptuğunu, gönlündeki kara sevda acısını ortaya çıkarmıştır. Bu yüzden Rasim onu geç tanımasının pişmanlığını da yaşamıştır. Raif Efendi mektupların kesilmesi sonrası önyargılı davranıp Maria’nın onu terk ettiğini düşünmesi de sonuçları kötü olmuştur. O da yıllarca bunun pişmanlığını taşır Her iki durumda da önyargı nedeni ile karşısındaki konusunda kolay hükümler verip sonrasında bunun bedelini ağır ödeme durumu vardır. Bununla bağlantı diğer nokta da şudur Dışarıdan ne kadar sıradan gözükürse gözüksün insanların iç dünyası basit değildir. Onları yakından tanımadan insanların iç dünyalarındaki derinlikleri bilemeyiz. Ne zaman, nerede yayımlanmıştır? Kürk Mantolu Madonna ilk olarak Hakikat gazetesinde 18 Aralık 1940-8 Şubat 1941 tarihleri arasında 48 bölümlük bir tefrika roman olarak Büyük Hikaye adıyla yayımlanmıştır. Sabahattin Ali daha sonra askerdeyken romanı tekrar kaleme almış ve bu unutulmaz eser ilk olarak 1943 yılında İstanbul’da Remzi Kaitabevi tarafından basılmıştır. Kaç Sayfadır? Kitabın ilk baskısı 177 sayfadır. 1943 günümüze kadar pek çok yayınevi tarafından pek çok kez basılmıştır ki doğal olarak bu baskılar arasında sayfa sayısı farkları vardır. Nerede geçiyor? Geçmiş ve şimdiki zaman olarak iki ayrı zamanda iki ayrı öyküden oluşan Kürk Mantolu Madonna temel olarak da iki mekanda geçmektedir. Raif Efendi’nin yaşlılık zamanı gördüğümüz bölüm Ankara, gençliğini gördüğümüz bölüm ise Almanya’nın başenti Berlin’de geçmektedir. Gençlik bölümünün küçük bir kısmında Havran da vardır. Romanının türü nedir? Kürk Mantolu Madonna bir aşk romanıdır. Kitap hangi bakış açısı ile yazılmıştır? Kahramanın bakış açısı ile yazılmıştır. Başlangıç Rasim’in bakış açısından, Rasim’in okuduğu Raif efendinin notları da Raif Efendi’nin bakış açısından anlatılmıştır. Rasim ile Raif Efendi nasıl yakınlaştı? Raif Efendinin rahatsızlığı nedeniyle uzun süre işe gelememesi ve Rasim'in onun evine evrak götürüp getirmesi vesilesiyle yakınlaştılar. Raif Efendi, defterinde geçen anılarda kaç yaşındaydı. 24 yaşındaydı. Raif Efendi neden Almanya’ya gitti? Sabun imal eden babası, oğlunu işi öğrenmesi için gönderdi. Raif Efendinin babasıyla ilişkisi nasıldı? Babasının vefatı ona ne hissettirdi? Raif efendi için babası adeta yok gibiydi. Babalık onu için soyut bir kavramdı. Çocuklarına hitap etmeyen, soğuk ve sert biri olarak görüyordu. Boşluğunu değil yokluğunu hissedeceğini ifade etmiştir. Raif Efendi ve Kürk Mantolu Madonna nasıl tanıştılar? Berlin’de bir resim galerisinde, Kürk Mantolu bir kadının portresinin önünde tanıştılar. Raif Bey ve Maria neden ayrıldılar? Raif Bey, babasının ölüm haberini veren ve fabrikanın başına geçmesi gerektiğini belirten telgraf ile eve dönmüştür. Maria da Raif Bey’in çocuğunu doğururken hayatını kaybetmiş, Raif Bey hayatının büyük bölümünü bunu bilmeden yaşamıştır. Raif Efendi, Maria Puder'in kuzeniyle karşılaşınca ne öğrenmiştir? Raif Efendi Maria'nın kuzeniyle karşılaştığı gün Maria Puder'in doğum yaparken öldüğünü ve kuzeninin yanındaki kızın da Maria Puder ve onun kızı olduğunu öğrenir. Anasayfa / Edebiyat Kitapları / Türk Edebiyatı Romanları Kürk Mantolu Madonna Hakkında Bilgiler Türü Türk Edebiyatı Romanları Sayfa Sayısı 160 ISBN 9789753638029 Kapak Ciltsiz Ürün Özellikleri Ödeme Seçenekleri Kürk Mantolu Madonna Kısa Özet "Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırzıszılka asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor; rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum `Kürk Mantolu Madonna`yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamaktan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz. Yapıtlarında insanların görünmeyen yüzlerini ortaya çıkaran Sabahattin Ali, bu kitabında güçlü bir tutkunun resimini çiziyor. Düzenin sildiği kişiliklere, yaşamın uçuculuğuna ve aşkın olanaksızlığına dair, yanıtlanması zor sorular soruyor. Ana sayfa Eserler Sabahattin Ali – Kürk Mantolu Madonna Kitap Özeti Yapıtın başkahramanı Raif Efendi olup kendisi bankacı olarak çalışmaktadır. Fakat işten çıkarılmış ve bir tanıdığı aracılığı ile bir devlet kurumuna Almanca tercümanı olarak alınmıştır. Almancayı çok iyi bilmektedir. Yaşadığı ev, akrabalarının da bulunduğu kalabalık bir ortamdır. İçine kapanık ailesel problemleri bulunan eşinden başka kimseden değer görmeyen ve bayağı hasta olan asıl önemlisi de oldukça gizemli bir tiptir. Raif efendinin birde İş yerinden arkadaşı Rasim vardır. Rasim ile tercüman olarak çalıştığı devlet kurumunda aynı odada görev yapmışlar ve tanışlıkları buradan gelmektedir. Rasim bu gizemi çözmek için Raif efendinin peşine düşer kendisine oldukça yaklaşır ve Raif Efendi hastalığından dolayı kuruma gelmediği günlerde evine kadar gider. Bir gün Raif Efendi kuruma belli bir süre gelmeyince Rasim evine gider ve kendisini artık kuruma gelemeyecek kadar yatalak halde bulur. Raif Efendi kendisine, iş yerinde çekmecesinde bulunan kitabını ister yazar onu alıp getirince hiç açmadan sobaya atmasını ister. Rasim daha da meraklanarak Raif efendiye ısrar üstüne ısrar eder daha fazla dayanamayan Raif Efendi yazarın bu kitabı okumasını ve daha sonra sobaya atarak yok etmesini ister. Romanın asıl önemli kısmı bundan sonra başlar. Raif efendinin bu durgun hayattan keyif almayan bir an önce ölümü bekleyen halinin sebebi bu kitapta gizlidir. Ve Rasim okumaya başlar.. Kürk Mantolu Madonna Özeti Kürk Mantolu Madonna kitabı geniş özeti ve Kürk Mantolu Madonna uzun özeti arayanlar için bu konumuz ile birlikte artık en popüler kitapların özetlerini paylaşmaya başlayacağız. Kitap özetleri okuduğumuz kitaplardan oluşmaktadır. Yaklaşık sonra iyi ki okumuşum diyeceğiniz kitabın en güzel yeri buradan itibaren başlıyor.. Raif efendinin babası sabun fabrikası sahibidir. Babası Raif efendiyi bu işin bütün ayrıntılarını öğrenmesi için Almanya’ya gönderir. Burada bir pansiyona yerleşen Raif Efendi belli bir çevre yapar birileriyle tanışarak arkadaş olur. Fakat bir bayan tanımıştır ki bu bayan daha sonraki aşık olacağı Madonna’nın akrabası ve aynı zamanda kaldığı pansiyonun sahibi Tiedemanndır. Raif Efendi biraz Almanca öğrenmek ve Almanyayı tanımak için belli bir süre gezer dolaşır. Caddeler sokaklar tiyatrolar vs. derken bir müzeye girer. Burada resimleri incelerken bir kürk mantolu Madonna resmi görerek resme hayran kalır. Her gün aynı müzeye gelerek o resmin karşısına oturup uzun uzun inceler. Bir gün yine O resmi izlerken yanına bir bayan gelir neden her gün bu müzeye gelerek sadece bu resmin karşısına oturup bu resmi incelediğini öğrenmeye çalışır. Raif Efendi utangaç bir tavırlar annesine benzediğini söyleyerek çıkar ve gider. Daha sonra gezmek amaçlı Atlantik isminde bir eğlence kulübüne gittiğinde orada yine onunla karşılaşır fakat müzede kadının yüzüne hiç bakmadığı için o kadını değil kadın onu tanır. Kadın kendisini tanıtır ve adı Maria Puderdir. Kulüpte gördüğü bu kadın ile görüşmeye devam eder her geçen gün kendisine daha çok bağlanır daha çok aşık olur her gün görüşürler bir zaman sonra beraber gezer beraber yer içerler. Kürk mantolu Madonna’sını hiçbir zaman yalnız bırakmaz Raif Efendi. Maria Puderde kendisine bağlanır son derece ciddi sevgiye aşık olurlar birbirlerine. Maria Puder normalde hiçbir erkeğe güvenmeyen ve hiçbir erkeği sevmeyen bir kadındır fakat Raif Efendiyi tanıdıkça daha çok sevmeye başlamıştır. Belli bir zaman sonra Maria Puder ağır bir hastalığa yakalanır. Hastaneye yatar Raif Efendi hastaneye gelir fakat alınmaz sabaha kadar dışarıda bekler. Taburcu olduktan sonra Maria Puderin evine onunla beraber giderek onun yardımcılığını yapar ve kendisine çok iyi bakar. Öyle ki aynı beraber Yattıkları da olur. Bu sırada Raif efendi Türkiye’de babasının vefat ettiğini öğrenir ve Maria Pudere ben şimdi Türkiye’ye gidiyorum fakat ne zaman istersen gelirim diyerek ayrılıyor ondan Maria Puder de annesinin yanına Praga dönmüştür. Bu ayrılık zamanlarında mektuplaşarak görüşmeye devam ederler. Daha sonra Maria annesiyle beraber tekrar Berlin’e gelir ve Raif Efendininde dönmesini bekler . Maria Puder bir mektubunda Raif Efendiye bir sürprizi olduğunu ve bunu buluştuklarında söyleyeceğini belirtir. Fakat bu mektubundan sonraki birkaç mektubundan sonra Maria Puder bir daha mektup yazmaz. Raif Efendi uzun bir zaman bekledikten sonra artık kendisinden umudu keserek başka bir kadın ile evlenmiştir. Bu iletişimin kopmasından 10 yıl sonra Türkiye’de Ankara da tren garında Maria Puder’in akrabası Tiedemann ile karşılaşır. Tiedemann yanında bulunan 10 yaşlarındaki küçük kız çocuğu ile birlikte Raif Efendi’yi tanıyarak onu durdurur. Biraz konuşurlar ve Raif Efendi konuyu kendisine açarak maria puderi sorar aldığı cevapta yıkılır ve Maria Puder’in 10 yıl önce kadar bu küçük kızın doğumu esnasında vefat ettiğini öğrenir. Raif efendi bu şoktan sonra tiedemannın yanındaki kız çocuğunu sorar ve bununda maria puderin kızı olduğunu öğrendikten sonra artık Raif Efendi için hayat durmuş içine kapanık sessiz sürekli ezilen raif efendi halini almıştır. Bu çocuğun kendisine ait olduğunu bilmektedir. Ve Tiedemann bu çocuğu da alarak trene binip yoluna devam eder. Haberlerimizden ilk siz haberdar olabilmek için bizi Twitter ve Instagram dan takip edebilir, konu altlarından paylaşabilir ve yorum bırakabilirsiniz. Aşağıdaki haberler ilginizi çekebilir! Kuyucaklı Yusuf Özeti 2020 Bebek isimleri Sosyal Medya ve Evlilik Sosyal Medya Etkileri Mizah Sayfası Açmak ve Para Kazanma Kitabın Adı Kürk Mantolu Madonna Kitabın Yazarı Sabahattin Ali Kitabın Özeti Rasim 25 yaşlarındayken çalıştığı işinden kovulur. Birçok yerde iş bakar, ama bulamaz. Ona iş bulması için arkadaşı Hamdi’den rica eder. Çünkü tek çare o’dur. Hamdi de, onu kendi bürosunda işe alır. Maaşı azdır, ama Rasim buna mecbur olduğu için boyun eğer. İşinin ilk gününde ona tahsis edilen odada Raif adlı bir beyin olduğunu öğrenir. Herkes Raif Bey için “sessiz, hiç konuşmaz, yıllardır buradayım ama onun hiç konuştuğunu görmedim, yaptığı Almanca çeviriler de son derece kötü” gibi yorumlar yapar. Bu Rasim’in kafasını karıştırır ama kulak asmaz. Raif Bey’le tanışırlar. Ama dendiği gibi kendisi iş dışında hiç konuşmaz. Ama Rasim’de, Raif Bey’e karşı bir sempati oluşmuştur. Çizgili suratında birçok yaşanmışlığın olduğunu düşünür. Arkadaşı Hamdi, Raif Bey’e sürekli çeviriler vermekte, Raif Bey’de kısa sürede tamamlamaktadır. Genelde herkes, Raif Bey’i azarlar, bağırıp çağırırlar ama Raif Bey hep sessiz kalır. Yüzünde hiçbir durumda sevinç, üzüntü veya şaşkınlık oluşmaz. Bu durum karşısında zamanla Rasim’de onun çekilmez biri olduğunu düşünmeye başlar. Rasim, Raif Bey’in sürekli çekmeceden çıkarıp gizlice okuduğu bir defter olduğunu görür ve bunu ona sorar. Raif Bey “önemsiz” diyerek onu geçiştirir. Bir gün Raif Bey’in bir çeviri yapması gerekir ama hastalığından dolayı iş yerinde olmadığı için işleri evine Rasim götürür. O zaman, ailesini de tanımış olur ve Raif Bey’in cidden zor bir hayatı olduğuna kanaat getirir. Bayağı kalabalık bir ailesi vardır ve çok baskıcılardır. Rasim, bunu kapıdan girer girmez anlar. Raif Bey’in üzerinde bir hakimiyet kurmuş gibilerdir. Her işlerini ona yaptırırlar. Ama zavallı Raif Bey’in hiç sesi çıkmaz. O günden sonra Raif Bey ve Rasim, çok iyi anlaşırlar. Beraber alışveriş yaparlar, sohbet ederler, birbirlerine misafir olurlar. Son zamanlarda Raif Bey’in hastalıkları iyice sıklaşmış durumdadır. “Sürekli evden çıkıp gidiyor, hiç kendine dikkat etmiyor, çok ince giyiniyor” diye yakınır kızı. Son hastalığı çok ağırdır Raif Bey’in. Ölüm derecesine gelmiştir. Rasim’i çağırıp o defteri getirmesini ve yakmasını söyler. Ama Rasim merakına yenilip okumaya başlar… O yıllarda Raif Bey gençliğinde de çok sessiz, arkadaşı olmayan, insanlarla konuşamayan, mülayim bir gençtir. Ama içinde fırtınalar kopmaktadır. “Avrupa’yı merak ediyorum” der defterin her sayfasında. Bir gün eline Avrupa’ya gitme fırsatı geçmiştir. Babası sabuncudur ve Raif’e “Almanya’da işçiler aranıyormuş, oraya git bir sabun fabrikasına gir” der. Raif Bey’de dediğini yapar. Bir pansiyon kiralar ve hayatına burada devam etmeye başlar. Babasının dediği gibi bir sabun fabrikasına girer. İşi rahattır. Sonra bir gün caddede gezerken, bir resim sergisi olduğunu görür. Gayri-ihtiyari içeri girer. Resimleri incelerken çok sıradan olduklarını düşünür. Ta ki, Maria Puder’in Kürk Mantolu Madonna resmine kadar… Bu resim Raif Bey’de çok büyük etki uyandırır. Adeta aşık olur. Kitap okurken, yemek yerken, işteyken… Hep o resmi düşünür Resim, Maria Puder tarafından çizilmiş bir otoportredir. Raif Bey, her gün o sergiye gitmekte, sergi kapanana kadar o resmi incelemektedir. O kadar sık gider ki, artık oradaki çalışanlar, Raif Bey’e aşina olmuşlardır. Bir gün Raif Bey, gene dikkatle o resmi izlerken, bir kadın ona sokulup fikrini sorar ama Raif Bey ilgilenmez. Halbuki o kadın, Kürk Mantolu Madonna’nın ta kendisidir. Maria Puder, feminist ve erkeksi bir kadındır. Çok uçarıdır ve canı ne isterse onu yapar. Bir gece Raif Bey yolda yürürken, bir kadın görür. Kürk Mantolu Madonna’sına benzetir ve peşinden gider ama yakalayamaz. Sonraki gece, aynı yerden geçer hissiyle orada beklemeye başlar ve cidden geçer de. Bu sefer takip eder ve bir gece kulübü olan Atlantis’e girdiğini görür. Peşinden o da girer. Atlantis’te keman çalan, şarkı söyleyen bir kadın olduğunu görür Maria’nın. Gösteri bitince Maria, Raif’in masasına oturur. Ve arkadaşlıkları burada başlar. Beraber birçok şey yaparlar. Yemek yemeye, sinemaya, ormana, botanik bahçelere giderler. Birlikte olurlar. Çok güzel günler geçirirler birlikte. Maria her seferinde Raif’e umutlanmaması gerektiğini, kimseye güvenemediği için sevemediğini söyler. Ama Raif onu kendine aşık edeceğine hep inanmıştır. Ve Maria’da Raif’in bu naif kişiliği karşısında daha fazla dayanamaz ve kendini Raif’in kollarına bırakır. Birbirlerine sırılsıklam aşıktırlar. Sonra bir gün Raif’e; “Baban öldü, çabuk gel” diye bir telgraf gelir. Bunun üzerine Raif, babasının yanına, Türkiye’ye döner. Maria’yla planlar yapmışlardır. Türkiye’deki işleri yoluna koyup, işleri devralıp gelecektir. Ancak işleri biraz uzar. Maria’yla mektuplaşmaları devam etmektedir. Ancak, Maria’nın mektupları birden kesilir. Aylarca cevap alamayan Raif, merak edip Almanya’ya gider. Komşusu Maria’nın amansız bir hastalığa yakalanıp öldüğünü söyler. Bunu duyan Raif’in hayatı kararmıştır. O günden sonra hayatı hiçbir zaman yoluna girmemiş, başkaları tarafından yönetilmiş bir hayatı olmuştur. Yıllar sonra, Ankara’da Maria’nın kuzeniyle karşılaşır. Yanında bir de kız çocuğu vardır. Maria’nın kuzeni, bu çocuğun Maria’nın olduğunu ve babasının bir Türk olduğunu ama kim olduğunu bilmediklerini söyler. Sonra trenin zili çalar ve küçük kız trene binip uzaklaşır. Rasim, defteri geri vermek için Raif Bey’in evine gider, ancak Raif Bey çoktan ölmüştür. İşyerine, Raif Bey’in masasına gider, defteri açar ve tekrardan okumaya başlar… Kürk Mantolu Madonna Sabahattin Ali Kitap Sınavı Test Klasik Soruları ve Cavap Anahtarı için tıklayınız... Kürk Mantolu Madonna Sabahattin Ali Kitabının Özeti, Konusu, Tahlili Oleh Kitabın Adı Kürk Mantolu Madonna Yazarı Sabahattin Ali Sayfa Sayısı 160 Yayın Evi Yapı K. Yayın Tarihi 2015 – 75. Baskı Kitabın Türü Çocuk Klasikleri Ortalama Fiyatı 7-8 TL ISBN 9753638029 Orijinal Dil Türkçe Okuyucu Puanı Puan8,83/10 24 Oy kullanıldı Sabahattin Ali Kürk Mantolu Madonna Roman Özeti İki farklı dünyaya ait iki insanın ilginç sevdasının hikayesidir. Belki de en dikkat çekici hatta tek ortak yanları kendi yaşadıkları çevreye ve insan kalabalıklarına olan yabancılaşmalarıdır. Rasim 20 li yaşlarda işten çıkarılınca işsiz dolaşan bir gençtir. İşsiz kalmanın yarattığı sıkıntılar baş gösterirken tesadüf eseri eski arkadaşı Hamdi ile karşılaşır. Kendi çalıştığı yerde yönetici olan Hamdi, isteği üzerine Rasim’i işe aldırır. Maaş pek yeterli olmasa da Hamdi’nin şimdilik başka şansı yoktur. Ankara’da yaşamak hele hele işsizken oldukça zahmetlidir. Şirkette işe başladığında Raif Efendi adında bir oda arkadaşı olur. Aynı odada birlikte görev yaptıkları Raif efendi çevirmenlik yapmaktadır. Onun hakkında oldukça içe kapanık ve duygusuz biri olduğu söylentilerinden haberdar olan Rasim, geçen onca haftaya rağmen gerçekten de aksini görememiştir. Kendisi de Raif efendinin hissiz ve tekdüze bir insan olduğunu düşünmeye başlar. Hiç bir insani tepki vermeyen Raif efendinin bu halleri bazen Rasim sinirlenmesine dahi yol açar. İşyerinin müdür yardımcısı olan Hamdi bir çevirinin gecikmesi üzerine Raif Efendi’ye oldukça kızar. Bu durum karşısında her zamanki gibi sessiz kalıp, susmuştur Raif Efendi. Fakat bu kez Hamdi Bey’in bir resmini yapar bu resmi gören Rasim ise Raif efendi hakkında belkide ilk kez alışılmışın dışında bir şeyler düşünür. Resmi çok beğenmiştir ve başarılı bulmuştur Rasim. Bunun ardından Raif Efendi artık Rasim’in gözüne daha farklı ve ilgi uyandırıcı biri gibi gelmiştir. Bir gün Raif Efendi hastalandığı için işe gelmez. Yetişmesi gereken çeviriler olduğu için Rasim işleri Raif Efendi’nin evine kadar getirir. Rasim bu sayede Raif Efendi’nin ailesini de tanıma şansı yakalar. Fakat Raif Efendi’nin aile yaşamı da pek farklı değildir. O sanki ailesinin yanında bile yabancı birisidir. İşe gidip gelmekten, akşamları alışverişe gönderilmekten başka bir işe yaramayan, belkide robotlaşmış birisidir. Bu durum çevresindekilerin böyle görmesinden öteye kendisinin kabullenişi ile alakalıdır. Bu kabullenişin arkasında yatanın ne olduğunu yalnızca Raif Efendi bilebilir. Birde onun sırrına ortak olabilecek birileri. Eğer varsa tabi… Günlerden bir gün Raif Efendi daha önce yaşadıklarına benzemeyen ciddi bir hastalık geçirmektedir. Geçen zaman bütün monotonluğuna rağmen Rasim’i, Raif Efendiye yakınlaştırmış. Onda ilgi çekici bir yan belkide bir gizem aramaya başlamıştır. Göründüğü kadar pasif biri olamayacağını ve bir hikayesi olduğunu hissetmektedir. Hastalık iyice can sıkıcı bir hal alınca Raif Efendi ,Rasim’den iş yerinde bulunan hatıra defterini getirmesini ister. Ertesi gün defter eline ulaşınca Rasim’e onu sobaya atmasını söyler. Fakat Rasim, Raif Efendi’yi ikna ederek defteri okumak istediğini söyler. İlk başta kabul etmeyen Raif Efendi sonrasında ikna olur. Şimdi yeni bir sayfa açılmıştır artık onun hikayesinde. Belkide bir fırsat olmalı bu. Son nefesini vermeden önce Raif Efendi’nin gerçekte kim olduğunu anlama fırsatı. Hatıra defterinde Raif Efendi’nin aslen Havron’lu olduğu ve içe kapanık bir çocukluk geçirdiği yazmaktadır. Yalnızlığını kitap ve resim yardımıyla gidermeye çalışmıştır. Önce İstanbul’da Güzel Sanatlarda okumaya başlar burada eğitimi bitmeden babası tarafından Almanya’ya gönderilir. Orada sabunculuk öğrenmek için bir fabrikada işe başlar. Bir yandan bir pansiyon da kalmaktadır. O yaşta Avrupa’ya giderek aslında hayalini de gerçekleştirmiştir. Fakat onun esas ilgi alanı sabunculuk değil sanattır. Resim sergilerini gezen Raif bir gün Kürk Mantolu Madonna adlı tablodan oldukça etkilenmiştir. Öyle ki pek çok kez sadece bu tabloyu görmek için sergiye gitmiştir. Bir gün tablonun sahibi Maria Puder onun yanına gelir ve tanışırlar. Şaşkınlığını gizleyemeyen Raif kekelemeye başlar fakat onun tabloya ilgisi oldukça açıktır. Günlerce gelmiş ve aynı tabloyu film izler gibi seyretmiştir. Artık Maria Puder’le tanış olan Raif ona aşık olmuştur. Birlikte zaman geçirir ve eğlenirler. Maria’da oldukça kendine has bir insandır. Tıpkı Raif gibi çevresine yabancılaşmış ve özellikle erkeklere karşı güvensizdir. Bir yılbaşı günü güzel bir günün ardından birlikte olurlar. Fakat ardından Maria Puder Raif e aşık olmadığını , hissettiği şeyin aşk olmadığını söyler ve bir müddet görüşmezler. Ayrı geçen günler Raif Efendi için oldukça çekilmez gelmiş ve bir gün Maria Puder’in yanına gittiğinde onun hastalandığını öğrenmiştir. Bunun üzerine hastaneye gider ve ilk gece dışarıda bekler ardından gelen günler Maria Puder’in bakımıyla ilgilenir. Raif in bu ilgisi ve özverisi Maria ve onu tekrar yakınlaştırmıştır. Bir gün memleketten gelen telgraf Raif’in babasının öldüğünü yazar. Acilen Havron’a dönmesi gerekmektedir. Maria bu durumu anlayışla karşılar ve vedalaşırken ona güven verir. “Beni çağır, nereye dersen gelirim Raif” der. Bunun ardından Raif memlekete gidip işleri yoluna koyacak ve Maria’yı çağıracaktır. Bir müddet mektuplaşmaları sürer. Raif bir yandan da babasının ardından işleri yoluna koymaya çalışmaktadır. Ama onun aklı hep Maria Puder’de kalmıştır. Kürk Mantolu Madonna’sında. Bir zaman gelir ve Raif mektuplarına cevap alamaz. Gönderdiği mektuplar aynı adrese geri gelmeye başlar. Çok acı çeken Raif, aldatıldığını düşünür ve ümidini kaybeder. Gerçekte sevmediği birisiyle evlenir ve çocukları olur. Yıllar geçip giderken Raif’ten bir şeyleri alıp götürmüştür. Belkide bir şeyleri değil onun her şeyini almıştır geçen zaman. Onu yaşayan bir ölüye,kendisini tanıyan herkesin düşündüğü gibi hissiz bir robota çevirmiştir. Belkide zaman değildi onu bu hale sokan Kürk Mantolu Madonna’sını yitirdiği an bitmişti onun için gerçek yaşam. O andan sonra aslında ne kadar yaşadığı ve ya zamanın onu nereye götürdüğünün pek bir önemi yoktu. Çünkü o zaman tünelinde bir yerlerde kalmıştı. Fiziki varlığı sürüyor nefes alıyor fakat gerçekte yaşamıyordur. Hayatında ilk kez güvenmiş ve güveni boşa çıkmıştır. İlk kez sevmiş ve aldatılmıştır. En sevdiğinin bu yaptığı karşısında o tüm insanlığa sırt çevirmiş ve ümidini yitirmiştir. İnsanlar ona ne verebilirdi ki, en sevdiği,en güvendiği çekip gitmişken diğer insanlarla nasıl insani ilişkiler kurabilirdi ki, nasıl güvenebilir di? İşte böyle düşünüyordu Raif. Yıllar sonra Ankara’da daha önce Almanya’da aynı pansiyonda kaldığı bir Alman kadınla karşılaşır. Kadın aynı zamanda Maria Puder’in akrabasıdır. Yanında küçük bir kız çocuğu vardır kadının. Raif Efendi , yıllar sonra eline geçen fırsatı kaçırmak istemez, belli belirsiz sorularla Maria Puder hakkında bir şeyler öğrenmek ister. Kadın ona Maria Puder’in 10 sene önce ciddi bir hastalık geçirdiğini söyler. O esnada hamile olan Maria tüm risklere rağmen çocuğu doğurmak istemiş ve doğum sırasında hayatını kaybetmiştir. Maria bir kız çocuğu dünyaya getirmiştir ve babasının bir Türk olduğunu öğrenir Raif kadından. Dönüp kendi kızına bakar az sonra tren hareket eder. Kendi kızı kadınla birlikte gözlerinin önünden çekip giderken Raif döner ve yaşadıklarını siyah kaplı defterine tek tek yazar. Rasim defteri okuyup bitirdiğinde Raif Efendi’nin gerçek yaşamından haberdar olur. Onun iç dünyasını keşfeder. Ertesi gün defteri sahibine geri getirdiğinde Raif Efendi’nin öldüğü haberini alır, ailesinden.

kürk mantolu madonna kısa özet