Tabi İpek Yolu'nda yapılan ticaret zaman içerisinde farklı para birimleri ile yapılmaya başlanmıştır. Bu sayede döviz kuru brokerleri ortaya çıkmıştır.
İsviçre'nin İpek Yolu'na katılmasına tepki. İsviçre, Çin'in tartışmalı altyapı girişimi Yeni İpek Yolu projesine dahil olma kararı aldı. İsviçre Cumhurbaşkanı Ueli Maurer, Pekin'de Şi Cinping tarafından devlet ziyareti kapsamında ağırlandı ve bu sırada ikili bir niyet mektubu imzaladı.
İpek Yolu sadece tüccarların değil, aynı zamanda doğudan batıya ve batıdan doğuya bilgelerin, orduların, fikirlerin, dinlerin ve kültürlerin de yolu olmuştur. İpek Yolu, İlk ve Orta Çağlarda Çin ve Orta Doğu ile Batı ülkeleri arasındaki transit kara ticaretinde kullanılan en işlek ticaret yoludur.. 1
Bir İpek Yolu kervansarayı: Sarıhan Kervansaraylar, Selçuklu devrinde büyük ticaret yolları üzerine kurulmuş güvenli konaklama yerlerdi. 10. yüzyıl ortalarında artan ticaret ve buna
İpek yolu yeniden doğudaki ve batıdaki ülkelerin ilgi alanı, odağı oldu, üretim ve ticari, sanayi en önemli malların merkezi, yeniden Asya’nın doğusunda oluşmaya başladı. Sanayi, enerji ve hammadde, ticari ve teknolojik mallar karayolu, denizyolu, demiryolu ve hava yolu ile batıya ve diğer ülkelere taşınmaya başladı.
C2bNw. Şüphesiz, tarihin en büyük savaşları dışında yine tarihte bir çok savaş oldu. Ama bunların içinde öyle savaşlar vardı ki sonuçları farklı olsaydı şuan çok ama çok farklı bir tarih konuşuyor olacaktır. Tarihin en büyük savaşları dünyanın gidişatını çok büyük ölçüde değiştirmiştir. Birçok savaş var listeye eklenebilir şekilde fakat biz en büyüklerini işleyeceğiz. Tarihin en büyük savaşları dünyanın çeşitli yerlerinde gerçekleşse de, savaşları okuduğunuz zaman bir çoğunun çok bildiğimiz bir coğrafya da yaşandığını göreceksiniz. Tarihin En Büyük Savaşları 1 – Maraton Savaşı Pers – Spartalılar Savaşı MÖ 480 Mö 480’de daha güçlü filoları ve kıtalarıyla Antik Yunana saldırıya geçen Persler karşısında Yunanlıların avantajı engebeli arazi koşulları ve eğitimli ağır piyadelerdir. Nitekim kara savaşında arazi Perslerin süvarilerini hareketsiz kılar. Strateji Yunanlar’ın elinde kalan tek kozdur. Attika’yı Perslere teslim eden Yunanlılar, Termofil Geçidi’nde Kral Leonidas öncülüğündeki elit birliklerle Pers’lere ağır kayıplar verdirirken, Atinalılar filoları Salamis gibi dar bir körfeze çekerek avantajı sağlar. Pers filoları paramparça olarak Hellaspont’a Çanakkale kadar çekilmek durumunda kalır. Mycate zaferi ve kışın bastırması ile Persler geri çekilmek zorunda kalır. 2 – Bedir Savaşı 624 Müslümanlığın yayılmasındaki en büyük etkenlerden biri olan savaştır. O yüzden Bedir savaşının önemi çok yüksektir. Bu savaş sonrası Medinelilerin çoğunun Müslümanlığı kabul etmesi ve İslam savaş hukukunun bu savaş sonrası elde edilen ganimetler ve esirler üzerine yazılması önemli etkilerdir. Ticaret yolları bu savaştan sonra Müslümanların kontrolüne geçmiştir. 3 – An Lushan Ayaklanması 755-769 Evet her ne kadar ayaklanma olarak görülse de tarihte bir çok savaştan kat kat fazla insan ölmüştür. Bu ayaklanma, Çin devletinde yaşanmıştır ve yaklaşık 40 milyon kişi hayatını kaybetmiştir. Bu rakam o zaman ki tahmini dünya nüfusunun 6’da 1’i olarak düşünülmektedir. 4 – Haçlı Seferleri 1096-1270 Farklı dinlerin birbiriyle çatışmasının en büyük etkisi olarak görülen Haçlı Seferleri, Papa II. Urbanus’un 1095 yılında yaptığı bir konuşma sonucu tetiklenmiştir. Amaç kaybedilen toprakların geri alınması ve daha çok toprağa sahip olmaktı. Milyonlarca insan bu asırlarca süren savaşta can vermiş, Devletler el değiştirmiş , yıkılmış ve büyük hasarlar görmüştür. 5 – İstanbul’un Fethi 1453 Çağ kapatıp çağ açmak dediğimiz şey işte tam olarak budur. Bir imparatorluğun sonu olmuş ve imkansız denilen şeyler burada başarılmıştır. Fatih Sultan Mehmet genç yaşında tüm Dünya’ya kendini ve Osmanlı Devleti’ni tanıtmıştır. Avrupa devletlerinin elinden alınan ipek yolları onları yeni arayışlara ve coğrafi keşiflere itmiştir. Savaştan kaçan Bizanslılar İtalya’ya sığınmış ve Rönesans devrinin başlamasında büyük adımlar atmışlardır. 6 – Waterloo Savaşı 18 Haziran 1815 “ Waterloo bir savaş değildir, dünyanın yüzünün değişmesidir” Victor Hugo İngiliz-Prusya ittifakı ve Fransızlar arasındaki 1. Dünya savaşı öncesi en kesin ve büyük savaş olarak tarihe geçmiştir. Yenilgi nedir bilmeyen ve güçlü ordusuyla herkesi deviren bir Napolyon vardı. Korkulu rüya Napolyon’un kaybettiği ve sürgüne gönderildiği savaştır. Yaşamı boyunca bu savaş sonrası sürgünde kalmıştır. Yukarıda Victor Hugo’nun sözünü dikkate alarak, bu savaşı Napolyon kazanmış olsaydı şuan ülke olarak değil belki Dünya olarak çok daha farklı yerlerde olabilirdik. 7 – Amerikan İç Savaşları 1861-1865 Köleliğin kalktığı bir savaş olmuştur. Hatta kısa bir süre sonra köleler oy kullanmaya başlamıştır. Amerika devleti bölünmekten kurtulmuş oldu ve kölelik düzeni üstüne olan sistem ekarte edilmiş oldu. 8- I. Dünya Savaşı 1914-1918 Bu savaşın Dünya’ya etkisini anlatmakla bitiremeyiz ama başlıca şunları sayabiliriz. Amerika Dünya’nın süper gücü haline gelmiştir. Avrupa ağır anlaşmalar sonucu Amerika’ya bütün iplerini kaptırmıştır. Avrupa’da birçok yeni devlet kurulmuştur. Avrupa ve Asya devletleri ağır yaralar almıştır. Başta Osmanlı olmak üzere Rusya ve Avusturya büyük yaralar almıştır. En önemlisi sömürgecilik sisteminin adı ve işleyişi değişmiştir. 9 – II. Dünya Savaşı 1939-1945 Tarihe yön veren en önemli savaşlardan birisi olarak kabul edilir. Haritalar yeniden çizilecektir. Nazi Almanyası olarak kabul edilen Almanya’da Adolf Hitler başa getirilmiş ve ırkçılığın tavan yaptığı, Yahudilerin sorgulanmadan katlediğildiği dönemler başlamıştır. Bu savaş sonunda Rusya, ABD gibi süper güç olmuştur. Dünya 3’e ayrılmıştır. ABD ve tarafları, Rusya ve tarafları ve her iki tarafa katılmayan ülkeler olarak ayrılmıştır. Türkler örnek alındı. Ve Hindistan, Tunus, Pakistan gibi ülkeler bağımsızlıklarını ilan ettiler. 10 – Kurtuluş Savaşı 1919-1922 Bizim için yakın tarihteki en değerli mücadeledir. Nice yiğitler, bu Vatan için canını teslim etmiştir. Bastığın yerleri toprak!’ diyerek geçme, tanı Düşün altında binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı. Kurtuluş Savaşı İstiklâl Harbi veya Millî Mücadele, I. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Osmanlı İmparatorluğu’nun İtilaf Devletleri’nce işgali sonucunda Misak-ı Millî sınırları içinde ülke bütünlüğünü korumak için girişilen çok cepheli siyasi ve askeri mücadele. 1919-1922 yılları arasında gerçekleşmiş ve 11 Ekim 1922’de imzalanan Mudanya Mütarekesi ile fiilen, 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması ile resmen sona ermiştir. Kaynak wikipedia, tarihi olaylar, google, sabah, sözcü, büyük insanlık tarihi,
Ekrem Hayri PEKER / Toplam 29,237 , Bugün 3 Okuma Türkistan’da çok sayıda kabileyi bir araya getiren ve tarihçilerin deyimiyle çok sayıda “Bozkır İmparatorlukları” kuruldu. Urallardan Pasifik Okyanusu’na kadar uzanan topraklarda bu kadar büyük devletlerin kurulmasını ve yaşamasını sağlayan neydi? Batı’ya göç eden Hunlar niçin önce Kırım Yarımadası’nı ele geçirdiler? 580’li yıllarda, Göktürkler, Kırım ve Karadeniz’in güneyinde niye göründüler, Kırım’ı niçin işgal ettiler? Bazen Doğu Roma’da ittifak halinde, bazen de yalnız İran’la savaşmalarının sebebi neydi? Volga Deltası’nda doğan ve 350 yıl hüküm süren Hazar Devleti’nin ilk işi Kırım bölgesini ele geçirmek olmuştur. Hazar İmparatorluğu, Doğu RomaBizans ile birlikte, İran’daki Sasani İmparatorluğu ile savaştılar. Sonra Moğollar geldi. Altın Orda’yla diğer Moğol devletleri, İlhanlı ve Çağatay’ı çatışmaya sürüklemiştir. Emir Timur’un Amasya’da, Azerbaycan’da ne işi vardı? Ürgenç, Saray şehirleri ve Kırım Yarımadası’ndaki şehirleri niye yakıp yıktı? Fatih Sultan Mehmet’in, Kefe’yi alıp bir sancak beyliği kurmasının ve Kırım Hanlığı’nı kendine bağlamasının sebebi sizce nedir? Osmanlılar ile Safeviler’in arasındaki, Azerbaycan’a ve Kafkasya’ya hâkim olma mücadelesi neredeyse 150 yıl sürdü ve iki İmparatorluğu da tüketti. Bütün bu savaşların, yakıp yıkmaların tek bir sebebi vardı; İPEK TİCARETİ. İpek ticareti, Asya’da devletleri oluşturdu, güçlendirdi. Yolun değişmesi, ticaretin durmasına, devletlerin son bulmasına, halkın fakirleşmesine sebep oluyordu. Hami ve Turfan yoluyla, Tuan-Huang’a, Çungarya’ya; oradan da Hazar’a geçen ipek kervanları, yollarının üzerindeki Türk kavimlerine, devletlerine vergi ödüyorlardı. Bozkırdaki mücadele, ipek yolunun kontrolü için yapılıyordu. Çin’de üretilen ipek iki yoldan Batı’ya gidiyordu. Türkistan üzerinden İran’a, oradan da Suriye limanlarına veya kervanlarla Doğu Roma’nın başkenti İstanbul’a gidiyordu. İkinci yol; Çin’den Harezm bölgesine gelen kervanlar, Volga Deltası’ndaki Astrahan/Ejderhan kentlerinden, Kırım Yarımadası’ndaki Kerç ve Sudak limanlarına gidiyordu. Sanılanın aksine, göçebe Türk kavimleri ve Asya’da kurulan Türk devletleri, Çin İmparatorluğu’ndan aldıkları ipek kumaşları, haraç olarak batı ülkelerine satmaları için Soğdlu tüccarlara veriyorlardı. Göktürk İmparatorluğu için ” İpek İmparatorluğu ” diyebiliriz. Kısa bir süre içinde, Doğu’da Kore Yarımadası’ndan, Batı’da Kırım Yarımadası’na kadar uzanan bir İmparatorluk kuran Göktürkler’in en önemli ticaret ürünü ipekti. Göktürkler, Batı Türkistan’ı ele geçirip, Sogdiana’yı hâkimiyetleri altına aldıktan sonra, bölgedeki tüccarlarla işbirliği yaparak, ipek ticaretini teşvik ettiler. İpeğin alıcısı Doğu Roma İmparatorluğuydu. Doğu Roma, kendi ülkesinde de ipek yetiştirmeyi teşvik ediyordu. Suriye’de, Anadolu’da ipekçilik başlamıştı. İpek halı ustaları İstanbul’da toplanmış, İmparatorluğu anlatan figürlerin olduğu halıları, egzotik resimli halıları dokuyup, komşu ülkelere giden elçilik heyetleriyle gönderirlerdi. Anadolu’da göreceğiniz duvar halılarında hala bu desenler vardır. Georg Ostrogorski; Bizans Devleti Tarihi Türkler ipeğin sadece ticaretini yapmıyorlardı. Aynı zamanda ipek böceği besliyorlardı. yüzyılda yaşayan Ptoleme, “Coğrafya” adlı eserinde; “Serik Devletiİpek Devleti bölümünde, bugünkü Tarım havzasında yaşayan halkların Uygurdis Uygurların olduğunu, onların ipek böceklerini beslediklerini ve çok değerli, kumaşlar dokuduklarını belirtmektedir. Turgut Almas; Uygurlar s30 İstanbul 2010 İran’da kurulan ve Anadolu’yu, Suriye’yi ele geçirmek isteyen Part ve Sasani devletleriyle, Doğu Roma arasında ki savaşlar bitmezdi. Bazen savaşlar, bazen İran’ın koyduğu ambargo, bu ticareti sekteye uğratıyordu. VI. yüzyılda ipek, Bizans’ta altın ve değerli taşlarla denk tutuluyordu. Bizans, ipek sayesinde, müttefikler, taraftarlar, paralı askerler, kölelerine önemli ticari eşyalar alıyordu. Bizans, her türlü kaliteli ipeğin parasını ödemeye hazırdı ama kendisine bu ipeği getiren kervanlar İran topraklarından geçiyordu. İran, topraklarından geçen kervanlardan aldığı gümrük vergileriyle cebini dolduruyordu fakat bir yandan da Bizans’ın bu ipeklerle satın alacağı paralı askerlerin, kendisine karşı kullanılması endişesini yaşıyordu. İpek ticareti Hakanları ve Soğdlu tüccarları zengin ediyordu. Bizanslı Tarihçi Proco dabelle persico, eserinde şunları yazar; İmparator Justinien 531’lerde o sırada birleşik olan Etyopyalılar ve Arabistan Yarımadasının güneyinde yer Himyeriler’e elçi göndererek; “Etyopyalıların Hindistan’a gidip, ipek satın almalarını ve Bizans’a satmalarını teklif etti. Böylece onlar büyük karlar sağlayacaklar, hem de Bizans etek dolusu altınları Düşmanı Perslere kaptırmayacaktı”.Edouard Chavannes, Batı Türkleri s16 Göktürkler’in Karadeniz kıyılarına gelmelerinin, İran ile savaşmalarının, Doğu Roma ile ittifak kurmalarının sebebi ipek ticaretiydi, Kısa bir sürede Hazar Denizi’nden Okyanusa kadar uzanan bölgenin hâkimi olan Göktürkler, Bugünkü Afganistan bölgesinde devlet kuran Eftalitler’e saldırarak, hâkimiyetlerine son verirler. Sasaniler’in Eftalitler’e yardımı yetersiz kalır. Bölgeye hâkim olan Türkler, İran’daki Sasanilerden,Eftalitlere ödedikleri haracın kendilerine ödenmesini isterler. Bu teklifin reddi iki devleti savaşa sürükler. Savaş, 571 yılında iki devletin Siriderya Irmağını sınır kabul etmeleriyle sona erer. Göktürkler bölgenin hâkimiyetini ele geçirince Türkistan’dan Bizans’a giden yolu canlandırmaya çalıştılar. Türk Hakanları İpekli kumaşların İran üzerinden geçip, satış merkezlerine gitmesi için savaşı göze almışlardı. Türk kavimleri Çin İpeği’ni Avrupa’ya taşıyan kervan yolundan pahalı ipeğin kontrolünü ele geçirmişlerdi. İkiye ayrılan Güney Çin’deki Chouchi hanedanları, Türklere haraç olarak ipek ödüyordu. Türk Hakanı, ” Bu iki güneyli çocuk bizi besledikleri sürece fakirlikten korkmamıza gerek yok. ” 568 yılında, II. Jüstinien döneminde İstanbul’a gelen Göktürk elçileri, imparatora ipek ticareti ve askeri ittifak teklif ettiler. Elçilik heyetinin başında Maniax adlı Soğdlu bir tüccar vardı.Hazar Çalışmaları, Peter s48 Soğdlu tüccarların kontrol ettiği Kuzey İpek Yolu, Çin’den Tanrı Dağları boyunca, İli Nehri Vadisi’nden geçerek Wu-sun Topraklarından ulaşır, daha sonra Soğdiyana ve İran üzerinden Suriye’ye ulaşıyordu. Bizans Zemarkhos başkanlığında bir elçilik heyetini Göktürkler’e gönderirler. Heyet zor bir yolculuktan sonra Ektağ Dağı’nda bulunan İstemi Han’ın Otağına ulaştılar. İlk gün elçilik heyeti hakanla rengârenk ipeklerle süslenmiş otağında görüşürler. İkinci gün görüşme yine ipeklerle süslü başka bir çadırda gerçekleşir. Çadırın içinde çeşitli heykel figürleri ve altından yapılmış heyeti sürahi ve kâseler bulunuyordu. Üçüncü gün ise elçilik başka bir çadırda ağırlandı. Çadırda, altın levhalarla kaplanmış ağaç direkler ve tavus kuşunu andıran altın ayaklı bir yatak vardı. Çadırın girişinde üzeri altın ve gümüş kapkacakla dolu bir araba duruyordu. Elçilik Heyeti, yanında Göktürk elçileriyle beraber Kostantinopolis’e dönerler. İki devlet arasında Sasanilere karşı askeri ittifak oluşturdular. Göktürkler’in dağılmasından sonra, Açına soyundan bir prensin önderliğinde toplanan ve Hazar adını alan Hun, Bulgar ve diğer Türk kavimlerinin yerleştikleri bölgenin, başta ipek olmak üzere, çeşitli malların, kervanlarla taşındığı Volga Deltası’ndaki Ejderhan ve Hazar Devleti kıyısındaki Semender şehri civarında yaşadıklarını hatırlayalım. Peçenekler’in baskısı, imparatorluğun yönetiminin Yahudi kökenli bir aileye geçmesi Hazarları zayıflatır. Halkının desteğini kaybeden imparatorluk, Rusların saldırısı karşısında dağılır. İpek üretimi yaygınlaşır, Azerbaycan ipek üretim merkezi olur. İran, Suriye ve Anadolu’da, Balkanlar’da Arnavutluk ipek üretimi yaygınlaşmışsa da, talebi karşılamaktan uzaktır. Göktürkler’in yerini alan devletlerden Uygurlar, Çin’e at verip, karşılığında ipek ve çay alıyor, bu bunları yüksek kar koyarak İran, Mısır, Hindistan, Şam ve Bizans’a satarak büyük gelir elde ediyorlardı. Turgun Almas Uygurlar s,172, İstanbul 2010 Moğollar, bölgeye hâkim olurlar. Cengiz Han’ın ölümünden sonra, dört parçaya bölünürler. İran, Irak, Azerbaycan ve Suriye bölgesine hâkim olan İlhanlılar ve Karadeniz ve Rusya’ya hâkim olan Cuci ulusundan gelenlerin kurduğu Altın Orda arasında, Azerbaycan’a yani ipek yoluna ve otlaklarına hâkim olma savaşı başlar. Moğollar dağılır, Altın Orda beş hanlığa bölünür. Harezm Bölgesinde hüküm süren Çağatay Hanlığı’nın toprakları üzerinde yeni bir İmparatorluk kuran Emir Timur’un ilk hedefinin Azerbaycan olması tesadüf değildir, hedef ipek ticareti ve İpek Yolu’na hâkim olmaktır. Erzincan-Amasya yöresini ele geçiren Yıldırım lakaplı 1. Beyazıt’ın bu yöreleri ele geçirmesi de tesadüf değildir. Osmanlı’nın, Anadolu’daki büyümesi, İpek Yolu üzerinde olmuştur. Osmanlının üçüncü Başkenti Bursa İpekli kumaşların dokunduğu bir kentti. 1330 yılınsa Bursa’ya gelen ünlü seyyah İbni Batuta, Seyehatnamesinde Bursa’da ipekli kumaşların dokunduğunu yazar. Tebriz-Konya-Denizli üzerinden gelen kervanlar Batı Anadolu’daki liman kentleri Efes ve Milet üzerinden batıya gidiyordu. Sultan Beyazıt, önce ipek ticaretinin yapıldığı bu liman kentlerini ele geçirdi. Rudolf Von Sucher adındaki gezgin 1341 yılında anılarında Efes’ten buğday ve ipek ihraç edildiğini yazar. Emir Timur bölgeye gelip, ortalığı yakıp yıkarak, Yıldırım Beyazıt’a gözdağı verir. Yıldırım Beyazıt altta kalmaz; Timur’a yazdığı mektuplar, bir diplomasi harikasıdır. Ağır hitaplar, boyun eğmeme savaşın sebebi olur. 1402 yılında yapılan Ankara Savaşı’nın neticesini hepimiz biliyoruz. Osmanlı’yı dağılmaktan Çelebi Mehmet ve Veziri Hacı İvaz Paşa kurtarır. Çelebi Mehmet’in, Amasya Emiri olduğunu, Osmanlı Şehzadeleri’nin sancak merkezlerinin önde geleninin, ipek kervanlarının Anadolu’ya giriş noktası olan Amasya olması tesadüf değildir, bilinçli bir seçimdir. Osmanlı İpek Yolu boyunca büyümeye devam eder. Fatih Sultan Mehmet, Sinop ve Trabzon’daki yerel hükümdarlıkları ele geçirir. Karadeniz ticaret yolu Osmanlı hâkimiyetine girer. En önemli Akdeniz limanı olan Alanya, Osmanlı’nın eline geçer. Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan, Osmanlının İpek gümrük kapısı Tokat’ı tahrip eder. Fatihin buna cevabı Trabzon Rum İmparatorluğu’nu ele geçirmek olur. Otlukbeli savaşı Anadolu’daki İpek Yolu’nun Osmanlılara ait olduğunu perçinler. Fatih Sultan Mehmet bununla yetinmez. Bir fırsatını bularak, Kırım Yarımadası’nın en önemli kenti, Cenevizlilerin hâkimiyetindeki Kefe’yi ele geçirir, sancak merkezi yapar. Kırım Hanlığı, tabi devlet haline getirilir. Tarih tekerrür eder; Sultan 1. Selim zamanında, Azerbaycan için İran ile savaş başlar. Hedef, Azerbaycan’a, İpek Yolu’na hâkim olmaktır. Sultan Selim 1514 yılında İran’ı zayıflatmak için Ambargo koyar. İpek ticareti sekteye uğrayınca, Cenevizliler Astrabad- Hazar Denizi-Astrahan yolunu canlandırmağa çalıştılar. Bölgenin en zengin ipek merkezi olan Gilan’ın yerel hanedanı, bağımsızlığı Şah Abbas yok edilene kadar Osmanlının himayesini aradılar. Aynı himaye arayışı Şirvan ve Dağıstan yerel hanedanlarında da vardı. Trakya’da Arnavutluk, Prizren, Mora; Anadolu’da Bursa, Bilecik ve Amasya önde gelen ipek üretim merkezleriydi. Amasya üzerinden gelen kervanlar Bursa’ya geliyordu. Diğer önemli bir ipek ticaret merkezi Halep şehriydi. İpek ticaretinden alınan vergiler, Osmanlı İmparatorluğu’nun en önemli gelir kaynağıdır. Ünlü tarihçimiz Halil İnalcık, ipekten alınan vergini önemini eserlerinde belirtir. İpek yolunu ele geçirmek için yapılan savaşlar, her iki İmparatorluğu çökertir. 1480’lerde bağımsızlığına kavuşan Moskova Grandükalığı, Çar unvanını alır ve tüm doğu Rusya’yı birleştirir. İpek savaşlarının başlamasından üç asır sonra, Rus Çarlığı, Kırım Hanlığı’nı ve Kafkasya’yı ele geçirir. İpek kervanları azalır, zaman içinde gelmez olur. Azerbaycan, Doğu Anadolu, Rus Çarlığı’nın eline geçer. İpek üretimi Anadolu Suriye ve Avrupa’ya kayar. Osmanlı’da ipek üretim merkezi olarak Hüdâvendigâr vilayeti Bursa-Birecik yöresi kalır. İpek, eski önemini kaybetmiştir. İpek yolunun devletler kurduğu, yıktığı dönem sonra ermiştir. Artık yeni savaşlar başlatan başka bir ürün vardır; Afyon. Savaşlar, Afyon için yapılır. Çin’de, Afyon savaşları başlar. Sahi, sizce de ipek sadece bir kumaş mı? KAYNAKLAR 1-Batı Türkleri Chavannes, Edourad, İstanbul 2013 2- Osmanlı İdare ve Ekonomi Tarihi İnalcık, Halil İstanbul 2011 3 Osmanlı İmparatorluğu’nun Ekonomik ve Sosyal Tarihi İnalcık, Halil İstanbul 2000 4 Kurat, Akdes Nimet; Türk Kavimleri ve devletleri Ankara 1973 5 Moğollar ve Ruslar Vernadsky, George İstanbul 2007 6 Rusya Tarihi Vernadsky, George İstanbul 2009 7Hazar Tarihi Artamonov İstanbul 2004 8Hazar Çevresinde Bin Yıl L. N. Gumilev, İstanbul, 2009 9Kumanlar ve Tatarlar Istvan Vasary, İstanbul,2008 10Bizans Devleti Tarihi Ostrogorski, Georg Ankara,2011 Yazar Son Batur’a Veda - 7 Ağustos 2022Muradiye’de Cinayeti Gördüm - 20 Temmuz 2022Bursa’da Avcılık ve Avcılıkla İlgilenen Tanınmış İsimler - 29 Mayıs 2022Bursa’nın Pastaneleri-Bozahaneleri - 23 Mart 2022Nazım Hikmet, Bursa ve Sinema - 6 Mart 2022Ulubat Gölü’ne Uçak Düştü – Dağa Uçak İndi - 27 Şubat 2022İngiltere’deki Uçak Kazası ve Adnan Menderes - 5 Ekim 2021Bursa’nın Sinema Tarihi - 11 Eylül 2021Bursa Yerel Basınında Nazım Hikmet 1901-1963 - 11 Eylül 2021Osmanlı’yı Padişahlar mı İdare Etti? - 4 Ağustos 20211950-1960 Yılları Arası – Yerel Basında Uçak Kazaları - 23 Nisan 2021İznik’te Çekilen Filmler - 4 Nisan 2021İznik Sinemaları - 4 Nisan 2021Nyenrode-Utrecht ve Runik Yazı - 20 Şubat 2021Milis Yarbay Topal Osman Ağa - 20 Şubat 2021Balaban ve Nazım Hikmet; Bir Kitap, Bir Davetiye - 16 Ocak 2021Dağın Ozanı Menteşeli Cengiz - 25 Aralık 2020Pınarbaşı bayram yeri ve panayırlar - 12 Aralık 2020Bursa’da Şarapçılık Misi Köyü ve Şarapları - 15 Kasım 2020Milli Mücadele’de Giresun Gönüllü Alayları - 1 Kasım 2020İttihat ve Terakki’nin Kurucusu İbrahim Temo - 10 Ekim 2020Umurbey Sinemaları - 2 Ekim 2020Sakarya Savaşı, Giresun Gönüllüleri, 42 ve 47’nci Alaylar, Mangal Dağı - 28 Ağustos 2020Kaderin Birleştirdiği iki Tıbbiyeli ve Yaşar Kemal - 9 Ağustos 2020Bursa – Hisar’da nostaljik bir gezinti - 6 Ağustos 2020Teşkilat-ı Mahsusa’dan, Bursalı Gürcü İbrahim Haklıer - 5 Ağustos 2020Teşkilat-ı Mahsusa’nın liderlerinden Kuşçubaşı Eşref - 5 Ağustos 2020Hayatı filme çekilen Pilot Vecihi Hürkuş’un Bursa günleri - 5 Temmuz 2020Bursa’ya uçak düştü - 5 Temmuz 2020Türkiye’de de Yanardağ Patladı - 21 Haziran 2020Mezarında bile rahat bırakılmayan Şehzade Cem Sultan - 17 Mayıs 2020Lodos estiğinde uçaklar Bursa’ya inemezdi - 9 Mayıs 2020Bursa Basınından Uçan Daire Haberleri - 9 Mayıs 2020Bir zamanlar Bursa’da deve güreşi de yapıldı - 18 Nisan 2020Bursa’nın Dağ Yöresinde Sinema - 18 Nisan 2020Bursa’da fil cinayeti! Arşivden yansıyanlar… - 17 Nisan 2020Kültürpark’taki boa yılanları nasıl öldü? - 17 Nisan 2020Antik Çağlardan Günümüze Gelen Bir Kavim Sahalar - 17 Nisan 2020Yerel Basın Arşivi Bursa defineleri nerelerde çıktı? - 10 Nisan 2020Bursa’da medfun mollalar - 5 Nisan 2020Bursa’ya sürgün edilen şeyhülislamlar - 5 Nisan 2020Şeyh Bedrettin Vakası öncesi Rumeli’ne sürülen dini gruplar - 5 Nisan 2020Pazırık Halısı ve Kurganı - 27 Şubat 2020İnegöl’de müderrislik yapan mollalar - 27 Şubat 2020Tirilye Sinemaları - 27 Şubat 2020Bursa’da Havayolu Taşımacılığı, Uçak Kazaları ve Anılar - 27 Şubat 2020Bir Mübadele Öyküsü Langaza’dan Çeşnigir Köyü’ne - 2 Kasım 2019Nostalji… İnegöl Sinemaları… - 20 Ekim 2019Kızılbaş ayrımı Bursa’da başladı Kızıl börk-Ak börk ayrılığı - 20 Ekim 2019Kurşunlu sinemaları ve Kurşunlu’da bir gezinti - 6 Ağustos 2019Osmanlı Devletinin Kuruluşu Aşiretten mi Yoksa Uç Beyliği mi? - 14 Temmuz 2019Bursa’da çekilen filmler - 10 Temmuz 2019Fergana - 2 Temmuz 2019Philips demek Eindhoven demek - 30 Mayıs 2019Utrecht’te Runik Yazı - 29 Mayıs 2019Mustafakemalpaşa’da Çekilen Filmler - 28 Mayıs 2019Bu dünyadan Hadi Türkmen geçti - 28 Mayıs 2019Bir Hollanda gezisi ve Rembrandt - 28 Mayıs 2019Kızılderililer ve Ön Türkler - 25 Mayıs 2019Osmanlı ve Teşkilatı Mahsusa’nın Müttefiki Küçük Han - 17 Mayıs 2019Keles Sinemaları Nostalji - 27 Nisan 2019Memlûkler - 14 Nisan 2019Osmanlı tahtına göz diken Giraylar - 14 Nisan 2019Semerkand’dan Kastamonu’ya Astronom Şirvani - 7 Nisan 2019Bursa Orhangazi Sinemaları - 24 Mart 2019Fransız tarihçilerin gözünden Osmanlılar’ın Mısır’ı fethi - 24 Mart 2019İznik Sinemaları ve Anılar - 16 Mart 2019Yenişehir, Anılar ve Sinemaları - 15 Mart 2019Osmanlı’da Nüfus Sorunu Üzerine - 13 Mart 2019Şeyh Bedrettin 1358-1416 Üzerine Farklı Bir Bakış - 13 Mart 201993 Harbi 1877-1878 Öncesi Anadolu - 13 Mart 2019Unutturulan Cihangir Osmanlı Padişahı - 9 Mart 2019Halide Edip’in romanı… Mustafa Kemal Paşa ve “Vurun Kahpeye” - 9 Mart 2019Tankut Sözeri – Hayatı… Eserleri… - 6 Mart 2019Bursa Geçit’te Bir Sinema - 27 Ocak 2019Padişah II. Mahmut Dönemine Farklı Bir Bakış - 5 Ocak 2019Anadolu’dan Semerkand’a, Semerkand’dan Anadolu’ya bilime yolculuk - 1 Ocak 2019Runik Yazıyı Okuyan Adam Kazım Mirşan - 30 Aralık 2018Meclis-i Mebusan’da bir oturum ve Ahmet Vefik Paşa - 30 Aralık 2018Hüsnü Züber – “Yaşarken mezar taşını yaptıran adam!” - 19 Aralık 2018Leon Cahun’a göre Avrupa’da Ön-Türk izleri - 14 Aralık 2018Osmanlı’nın son Mekke Şerifi Ali Haydar Paşa, Fahrettin Paşa ve Medine Müdafaası - 9 Aralık 2018Anna Komnena zamanında Balkanlarda Türkler - 9 Aralık 2018Malta’ya sürülmeden Samsun’a - 25 Kasım 2018Malta Sürgünleri - 25 Kasım 2018Keles-Taşkent Hattı - 25 Kasım 2018Sinema işletmecisi Bahri Akkuşoğlu’nun gözünden Bursa’da sinema dünyası - 18 Kasım 2018Katip Çelebi’nin izinden giden Bursalı müellif Mehmet Tahir Efendi - 18 Kasım 2018Organizatör Hayri Küçük “Hayri Küçük, Allah büyük” - 18 Kasım 2018Bursa’da Medfun Sadrazamlar ve Vezirler - 18 Kasım 2018Kurtuluş Savaşı ve Demirkapı Köyü - 13 Ekim 2018Rydakos Çayı’ndan İskele Mahallesi’ne Kocasu’nun yolculuğu - 13 Ekim 2018Güllüce Köyü, Mustafakemalpaşa ve Anılar - 13 Ekim 2018Yeniçeriler ve yeniçeri isyanlarına farklı bir bakış - 12 Ekim 2018Emperyalizmin Tarih Anlayışı - 25 Eylül 2018Doğu Anadolu’da Kurulan Şuralar - 25 Eylül 2018Bursa’da nostaljik bir gezinti - 25 Eylül 2018Batı Anadolu Halkı, İonlar - 26 Ağustos 2018Bursa’da son ipek filatürcü - 21 Ağustos 2018İngilizlerle ayrı bir barış antlaşması yapmak istiyordu, ölü bulundu - 21 Ağustos 2018Güvem Köyü’nden bir mucit - 21 Ağustos 2018“Herkes Geldi Ama Zuhram Gelmedi” - 21 Ağustos 2018Meyhane Kültürü – Bursa’da Meyhaneler - 20 Ağustos 2018Semerkant Rasathaneleri ve Medreseleri - 13 Ağustos 2018Kor Paşa, Çadır Yıkan Paşa, Bursa’yı Ayağa Kaldıran Paşa - 24 Temmuz 2018TOY – Özbek Düğünü - 24 Temmuz 2018Yıldırım’ın ve Timur’un şairi Ahmedi - 24 Temmuz 2018Bursa’nın Bayram Yeri Pınarbaşı - 15 Temmuz 2018Tarih Yazımının Değişimi 19. Yüzyıl - 15 Temmuz 2018Enver Paşa’nın gerçekleşmeyen hayali Resne’ye dönüş - 15 Temmuz 2018Bursa’da Gizli Nikah ve Sinemacı Bahri Akkuşoğlu’nun Gözünden Bursa Sinemaları - 8 Temmuz 2018Hemşinlilerin Kökeni… Doğu Ülkeleri Tarihinin Altın Çağı - 8 Temmuz 2018Türkiye’de Panayır Kültürü - 8 Temmuz 2018Mevlit Yazarı Süleyman Çelebi’nin Türbesi Nasıl Yapıldı - 8 Temmuz 2018Kafkas arkeolojisi üzerine - 8 Temmuz 2018Çerkeslerde Düğün-Yemek-Giysi Kültürü - 24 Haziran 2018Binek taşları ve Bursa’daki son binek taşı - 24 Haziran 2018Cumhuriyet ekonomisi başlarken - 24 Haziran 2018Yeni komedi türü Tarih kitaplarındaki çeviri hataları - 22 Haziran 2018İpek Yolu Devletleri ve İpek Savaşları - 19 Haziran 2018Evliya Çelebi’den günümüze Bursa’nın kıraathaneleri ve kahve kültürü - 17 Haziran 2018Kafkasya’dan İspanya’ya, Anadolu’dan Orta Doğu’ya dolmenler - 17 Haziran 2018Osmanlı’nın kuruluş yıllarında Bursa’da sağlık - 16 Haziran 20182. Dünya Savaşı’ndan hüzünlü bir öykü Kravat - 16 Haziran 2018Kapalıçarşı yangınından sonra Yorgancılar Çarşısı nasıl açıldı - 16 Haziran 2018Bursa Kız Lisesi Korosu - 16 Haziran 2018Bursa Kız Lisesi Bandosu - 16 Haziran 2018İnegöl’de çekilen filmler - 8 Haziran 2018Bizans ve Bursa İpekçiliği - 5 Haziran Savaşı’nda Batı Trakya - 5 Haziran 2018Gemlik’in sinema geçmişine dair anekdotlar - 31 Mayıs 2018İnegöl’de nostaljik bir gezinti ve Kent Müzesi - 31 Mayıs 2018Misi Etnografya Evi - 23 Mayıs 2018Mevlit Yazarı Süleyman Çelebi ve Kazım Baykal - 23 Mayıs 2018Bursalı Osmanlı tarihçisi Neşri - 16 Mayıs 2018Türkiye ve Dünyada Çerkes Diasporası - 16 Mayıs 2018Bursalı Tahir Bey ve Balıkhane Nazırı Ali Rıza Bey’in gözünden Karagöz ve Hacivat - 16 Mayıs 2018Kafkasya’dan Anadolu’ya Zekeriya Efendi - 8 Mayıs 2018Bursa’dan Tamgalısay’a yolculuk notları - 8 Mayıs 2018Teşkilat-ı Mahsusa ve Türkistan - 15 Nisan 2018Bulgar-Yunan çetelerine karşı… Son Osmanlı akıncıları - 14 Nisan 2018Mary A. Walker’ın Bursa anıları ve Karadeniz boyundaki son Oğuz devleti - 14 Nisan 2018Çerkes ve Gürcü köle ticaretinin yasaklanışı 1845-1855 - 14 Nisan 2018Bursa’dan Kırım tahtına İslam Giray Han - 14 Nisan 2018Ermeni tehciri üzerine - 7 Nisan 2018Anadolu’da Erken’ Hurri Kültürü - 7 Nisan 2018Kuşçubaşı Hacı Selim Sami Bey 1877-1927 - 6 Nisan 2018Onlar yaşarken efsaneydiler - 5 Nisan 2018Kıpçak Ermeniler - 4 Nisan 2018Nexhaylar’ın kızı - 4 Nisan 2018Semerkant’tan Anadolu’ya - 4 Nisan 2018Adıgelerde Nart Efsaneleri - 4 Nisan 2018Muy Mübarek - 3 Nisan 2018Vubıhlar / Ubıhlar - 3 Nisan sonu Osmanlı-Kafkas ilişkileri ve Ferah Ali Paşa - 2 Nisan 2018Yitirdiğimiz Osmanlı Kenti Bursa - 2 Nisan 2018Kurtuluş Savaşı’nda Batı Trakya’da Kuva-yı Milliye - 2 Nisan 2018II. Beyazit döneminde Kafkasya - 30 Mart 2018Kırım Hanları ve Çerkesler - 30 Mart 2018Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti 1917-1920 - 30 Mart 2018Osmanlı-Özbek siyasi ilişkileri 1530-1555 - 27 Mart 2018Üçüncü Batı Trakya İdaresi - 27 Mart 2018Yeşim Taşı - 27 Mart 2018Boğanın boynuzları – Sümerler – “Tarih Türklerle Başlar” - 27 Mart 2018Bursa’da özel radyoculuğun öncülerinden Mehmet Önür-Cemal Elmas - 26 Mart 2018İkinci Batı Trakya Devleti - 26 Mart 2018Batı Trakya Yunanistan’a nasıl katıldı? - 26 Mart 2018Harf Devrimi ve Millet Mektepleri - 25 Mart 2018Cumhuriyet ekonomisi başlarken - 25 Mart 2018İstiklal mahkemelerinde “İzmir Suikasti” davası - 25 Mart 2018Ürdün’den Bursa’ya Kafkas tarihçisi Mahmut Bi - 25 Mart 2018Anadolu’ya yerleştirilen Kumanlar Manavlar - 24 Mart 2018Türkopoller Balkanlardan Güney Marmara bölgesine yerleştirilen - 31 Ağustos 2017Hükümet-i Muvakkate / Rodop Geçici İdaresi - 25 Mart 2017Harp tarihçilerimiz ve Bursalı Mehmet Nihat Bey 1886-1928 - 16 Mart 2017Denize atılan çiçekler Kafkas sürgününe anma - 22 Mayıs 2016Özbekistan… Tarihini koruyamayan kent Hokant… - 3 Nisan 2016Ermeni Tehciri - 26 Mart 2016Eski Zağra Müftüsü’nün gözünden 93 Harbi - 25 Mart 2015
Yol, insanlar arasında çeşitli mekân saha ilişkilerini temin eden, yine insanların ve ihtiyaç maddelerinin bir yerden başka bir yere taşınmasına imkân sağlayan, hayvanlar ile nakil vasıtalarının hareketine müsait arazi şeritleridir. Tarihin en erken yerleşmelerinin yer aldığı Anadolu’da, geçmişi çok eskilere giden ve zaman içinde gelişme gösteren, çok işlek kara ve deniz yollarından oluşan bir yol ağı mevcuttu. Bunlara Hitit yollarını, Asur ticaret koloni yollarını, Pers Kral Yolu’nu, Roma dönemi yol ağları ve mil taşları ile Bizans yol ağlarını söyleyebiliriz. İpek yolu, Çin’in ürettiği ipeği Roma’ya satma isteğinden dolayı oluşan tarihi bir ticaret yoludur. Ticaret yollarını kullanan milletler gittikleri yerlere sadece ürün taşımamışlardır. Şüphesiz bu yollar arasında, tarihi çok eskilere inen İpek Yolu ayrı bir öneme sahiptir. İnalcık’ın da belirttiği üzere bu yolun Orta-Asya’da doğu-batı eksenli üç ana kolu mevcuttu. Bunlar “Güney Yolu”, “Fergana-Sogud Yolu” ve kuzeyde “Saka Stepleri ve Tarım Yolu”dur. İpek Yolu’nun kollarından birinin, güneyden Akdeniz’e, bir diğerinin Hazar Denizi doğusundan Karadeniz’in kuzey sahillerine ulaştığı öne çıksa da, tarihi süreç içerisinde Anadolu’dan geçen gerek kara gerekse deniz bağlantılı yolları da göz ardı etmemek gerekir. Bizans döneminde kullanılan ham ipeğin ağırlıklı olarak menşei Çin’di. Çin’den gelen emtianın takip ettiği güzergâh genel itibarıyla İran’dı. Zaman zaman bölgede yaşanan savaşlar, ticarî trafiği aksatmış ve fiyatların fırlamasına neden olmuştur. Bu dönemde, Venedikliler’in Bizans’tan elde ettikleri ticarî imtiyazlarla, ipekli kumaşlar İtalya’da da geniş bir pazara kavuşmuştur. Uluslararası ticaret yolu, Azerbaycan’da Aras Vadisi’ni izleyerek Ağrı’ya geliyor, oradan Kars ve Erzurum üzerinden Trabzon’a; oradan da deniz yoluyla İstanbul’a ulaşıyordu. Roma döneminde ise Bithynia ve Pontos Krallıklarının çok güçlü olduğu III-II yüzyıllarda Nikomedia İzmit’ten gelen yol Bolu, Gökçesu, Taşköprü Pompeipolis, Gökırmak, Samsun, Amasya üzerinden doğuya doğru Gümüşhane’ye uzanıyordu. Yine Roma’nın Bosphorus’tan başlayıp Anadolu içlerine doğru oluşturdukları ve daha çok Nerva, Traianus ve Hadrianus gibi bölgeye özel bir önem veren imparatorların dönemine ait mil taşları ile ölçülmüş askeri yol şebekesinin bir kolu Satala’dan Fırat’ın sağını takip ederek Malatya’ya ulaşmaktadır. Gümüşhane’nin Kelkit İlçesinde 2005 yılında yapılan yüzey araştırmalarında İlçenin 45 Km. güneydoğusunda bulunan Güzyurdu Köyü’nün güneyinde halk arasında “ Osmanlı Yolu” olarak tanımlanan, Kelkit-Erzincan bağlantısını sağlayan 5 km’lik yol tespit edilmiştir. Sebastia’dan kuzeydoğuya doğru Erzincan’a yönelen yol Spikör Geçidini aşarak Satala’ya ulaşıyordu. Gümüşhane’nin önemli bir kavşak noktasında olduğunu gösteren Texier, kendi tanımlaması ile Eğin’den Trabzon’a giden batı yolunu şöyle tanımlar; “Sözünü ettiğimiz ikinci yol da Kuruçay’dan geçer, bu vadi söz ettiğimiz tuz içeren topraklar ile uyumlu alçı taşı oluşumlarıyla dikkat çeker. Orta nitelikte ürünler veren hükümet tekeline girmiş gümüşlü kurşun madenleri olan küçük bir şehir Gümüşhane’de durur… Gümüşhane’den Trabzon’a doğru yürüyen On Binler Ordusunun kat ettiği yola çıkılır. Roma döneminde Kuzeydoğuda oluşturulan Satala merkezli Roma Sınır güzergâhı yıllarca önemini yitirmemiş XII-XIV, yüzyıllarda özellikle Çin ve İran’dan gelen ticari mallar Erzurum-Bayburt-Gümüşhane üzerinden Trabzon limanına ulaştırılmıştır. Osmanlı Döneminde önemli bir kervan yolu olarak kullanılan bu güzergâhta Roma Yolları, köprüleri ve kaldırım taşlarından oluşan Roma döşemlerinin kalıntıları ile Osmanlı Köprüleri ve hanları rahatlıkla izlenebilmektedir. Günümüzde de Gümüşhane üzerinden Trabzon’a ulaşılan bu yol doğu-batı ticaretinde hala önemini devam ettirmektedir. İpek Yolu güzergâhının önemli bir coğrafi, stratejik çizgi izlediği ve günümüzde de siyasî anlaşmazlıklara konu olan meselelerin bu hat üzerinde olduğu görülmektedir. Bu nedenle pek çok araştırmacı İpek Yolu güzergâhına ve üzerindeki tarihî eserlere dikkat çekmiştir. Yapılacak yeni araştırmalar ve saha çalışmaları ile İpek Yolu’nun Anadolu’nun ve Gümüşhane’nin diğer bölgelerindeki güzergâhları da hanlarıyla, kervansaraylarıyla, derbentleriyle, yol ağlarıyla ortaya konulmalı, ticaretin can damarları geçmişten günümüze aydınlatılmalıdır. Kaynaklar; Çiğdem, Gümüşhane Bölgesinin Tarih ve Arkeolojik Araştırmaları Bedirhan, Yaşar, Ortaçağda İpek Yolu Hâkimiyeti ve Türk Yurtları. Haçlı Seferleri Tarihi, II-III. Ankara TTK Yay. “İpek Yolu”, TDVİA.
İSTANBUL AA - Türkiye'nin dijital ödeme platformu Paycell, sosyal medya üzerinden yapılan alışverişlere güvenli ve kolay bir çözüm getiriyor. Turkcell'den yapılan açıklamaya göre, Paycell tarafından geliştirilen yeni e-ticaret ve ödeme çözümü Paycell Vitrin ile birey ve kurum fark etmeksizin ürün satışı yapan herkes, ücretsiz, hızlı ve kolay şekilde kaydolup ürünlerini kendilerine özel sayfada sergileyebiliyor. Bu sayede alıcılar, diledikleri satıcıların dükkanında görüntüledikleri ürünleri satın alarak Turkcell güvencesiyle alışverişin keyfini çıkarıyor. E-ticaret son yıllarda bireyler ve kurumlar için öncelikli satın alma seçenekleri arasında yer alırken, sosyal mecralarda ürün satışına dair hesaplar da artmaya devam ediyor. Sosyal medya hesaplarındaki fotoğraflar ve paylaşımlarla başlayıp mesajlaşma ile devam eden sipariş oluşturma süreci, genelde EFT ya da havale aracılığıyla ödeme alınarak tamamlanıyor. Bu süreç, özellikle alıcı tarafında zaman zaman güven sorunu oluşturabiliyor. E-ticaret sektörüne yönelik araştırmalar yaparak detaylı analizlerde bulunan ve bunun sonucunda kullanıcı ihtiyaçlarını belirleyen yeni nesil ödeme platformu Paycell, linkle ödeme çözümü Paycell Vitrin hizmetini hayata geçirdi. Sosyal medya platformlarında kurumsal hesapları olanlar, bireysel satıcılar ve KOBİ’lerin yanı sıra çoğunlukla el emeği, giyim, aksesuar, tasarım ürünler satanlara avantajlı hizmet vadeden Paycell Vitrin ile üye iş yerleri, ürünlerini kendilerine özel bir platform hesabından yükleyerek ürün linki ve dükkan sayfasını müşterileriyle paylaşabilecek. Bu linkler, web siteleri ve sosyal medya hesaplarında kullanılabilecek; SMS, e-posta ve diğer iletişim uygulamaları yoluyla da paylaşılabilecek. Alıcılar, satıcıların dükkanında görüntüledikleri ürünlerini kredi veya banka kartıyla ödeme yaparak hem peşin hem de taksit seçeneğiyle satın alabilecek. Ürün alıcıya ulaşana kadar ödemeler havuz hesapta bekletilecek. Teknik entegrasyon gerektirmeyen Paycell Vitrin, güçlü marka algısı, teknik altyapısı, kullanım kolaylığı, avantajlı komisyon oranı, reklam desteği, müşteri hizmetleri ve avantajlı kargo seçeneklerinin yanı sıra Paycell’in ödeme alanındaki deneyimiyle de öne çıkıyor. Bunların yanında üyelik bedeli, aidat veya işlem başına sabit ek bir ücretin olmaması, alıcılara güven veren teslimat sonrasında ödeme politikası, satıcıların banka hesabına yapılan haftalık, düzenli ve şeffaf ödeme akışı da Paycell Vitrin'in hizmetleri arasında yer alıyor. Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz
Oluşturulma Tarihi Eylül 23, 2020 0236Tarih boyunca birçok önemli ticaret yolları kurulmuştur. Bu yollar sayesinde başta ticari olmak üzere ayrıca siyasi, kültürel ve toplumsal pek çok etkileşim gerçekleşmiştir. Şimdi ticari yolların önemine bakacağız ve aralarındaki ilişkinin rollerini inceleyeceğiz. İşte 6. sınıf sosyal bilgiler tarihi ticaret yolları konu farklı ülkelerindeki toplumların bir araya gelmesini sağlayan ticari yollar, yüzyıllar boyunca kullanılmıştır. Birçok değişik amaç altında kullanılan bu ticari yolların özellikle ekonomik kısmı oldukça önemlidir. Şimdi bu konudaki terimleri bakacağız ve ticari yolları öğrenerek özelliklerini inceleyeceğiz. Tarihi Ticaret Yolları Tarihi ticaret yolları dünya çapında eski dönemlerde oldukça fazla kullanılmıştır. Şimdi bu ticaret yollarını öğrenmeden önce öncelikle belli başlı bazı kavramları bilmek gerekmektedir. Kervan At ve eşek ile deve gibi hayvanlarla eski zamanlarda yapılan kara taşımacılığıdır. Seyyah Gezgin ya da turist anlamına gelmektedir. Soylular Avrupa’daki zengin kişilere verilen unvandır. Güzergah Takip edilecek ya da izlenecek yol anlamına gelir. Doğudan Avrupa'ya kadar uzanan önemli ticaret yolları bu konuda en güçlü güzergahlar içerisinde yer alır. Eski zamanlarda dünyada iki tane çok önemli ve tarihi ticaret yolu bulunmaktaydı. Bunlardan biri İpekyolu diğeri ise baharat yoludur. Bu ticari yolların temel amacı doğudan Avrupa'ya ürünlerin ulaştırılmasıdır. Bu arada farklı zamanlarda pek çok savaş yapılmış ve ticaret yollarını ele geçirmek için mücadele verilmiştir. Her ne kadar İpek yolu ile baharat yolunun güzergahları farklı olsa bile, ulaşacakları nokta ve amaç aynıdır. İpek Yolu Çin'in Sian kentinden başlamak üzere Avrupa'ya kadar uzanan en önemli ticaret yollarından biridir. Özellikle bu ticaret yolu üzerinde ipek ticareti çok fazla yapıldığından dolayı, İpek yolu olarak bilinmektedir. Bu ticaret yolu yüzyıllar boyunca sadece farklı ürünle malları taşımamıştır. Aynı zamanda birçok farklı savaşa sahne olurken, değişik toplumların kültürlerini ve dinleri ile fikirlerini de taşımıştır. Böylece İpek yolu sayesinde başta ekonomi olmak üzere siyasi ve kültürel açıdan çok önemli gelişmeler ve değişimler yaşanmıştır. Baharat Yolu Hindistan'da başlamak suretiyle iki kola ayrılarak Avrupa'ya kadar uzanan en önemli ticaret yolları içerisinde yer almaktadır. kol Hindistan üzerinden Bafra'ya ulaşıp oradan da Anadolu'dan geçmek suretiyle İstanbul'a gelen Yemen üzerinden Kızıldeniz'e geçmek suretiyle İskenderiye’yi geçerek Avrupa'ya ulaşır. Özellikle Yüzyıllar boyunca baharat yolunu Hindistan ve Çin oldukça fazla kullandı. Avrupa'da soyluların baharat kullanımı daha fazla artış göstermesiyle beraber, bunun ticareti Hindistan üzerinden daha yoğun gerçekleşti. Özellikle baharat o dönem çok pahalı bir ürün olduğundan dolayı, sadece soylular kullanabiliyordu ve bu da önemli bir ticaret haline geliyordu. Özellikle birbirinden farklı baharat türlerinin Avrupa'da çok fazla talep görmesi sebebiyle, Baharat Yolu yüzyıllar boyunca oldukça fazla kullanıldı. O yüzden Tıpkı İpek Yolu'nda olduğu gibi Baharat Yolu içinde çok ciddi savaşlar gerçekleşti ve önemli mücadeleler yaşandı. Bu mücadeleler ayrıca fikirler ve dinler ile beraber kültürlerinde aktarılmasına imkan verdi. Günümüzün gelişen teknoloji sayesinde artık İpek yolu ile beraber Baharat Yolu önemini kaybetmiş durumda. Çünkü artık gemilerle uçaklar ile beraber karayolları üzerinden araçlar vasıtasıyla farklı güzergahlar bulunmaktadır. Ancak dünyanın değişmesi ve gelişmesi açısından İpek yolu ile Baharat Yolu büyük öneme sahiptir. Böylece farklı ürünler değil aynı zamanda pek çok teknoloji ve yeni gelişmeler, eski dönemlerde başka ülkelere ulaştı. Hem baharat yolunu hem de İpek Yolunu dikkatli şekilde okuyarak defterinize yazabilirsiniz. Böylece bu iki ticaret yolunun önemini daha iyi bir şekilde anlayabilirsiniz.
ipek yolu için yapılan savaşlar