Siyatik sıklıkla bel fıtığı ilişkili bir semptomdur. Siyatik sinirine destek olan bir veya birkaç sinir üzerindeki basınç, kalçadan bacağa ve bazen ayağa kadar uzanan ağrı, yanma, karıncalanma ve hissizleşmeye neden olabilir. Hapşırma, öksürme veya eğilme genellikle ağrıyı arttırır. Genellikle bir taraf (sol veya Bunlarınarasında yine ameliyatsız teknikler olan omurilik enjeksiyonları veya tedavileri uygulanabilir.. Çoğu durumda, fıtıklaşmış bir diskten kaynaklanan ağrı birkaç gün içinde iyileşir ve 4-6 hafta içinde tamamen geçer. Aktivitenizi kısıtlamak, buz / ısı terapisi ve ilaç kullanmak iyileşmenize yardımcı olacaktır. Belfıtığı ameliyat sonrası ağrı. 9 gün önce microcerrahi bel fıtığı ameliyatı oldum güzel geçti ilk beş gün sadece sol bacak parmaklarım da hafif Bel fıtığı belirtileri ve bel fıtığı ameliyatı sonrası yaşananlar araştırılıyor. Her yaş grubunda bel fıtığı ameliyatlarının iyileşme oranının çok farklı olmadığını Belfıtığının tekrarlanmasının engellenmesi için; hastanın ameliyat sonrası yaşamına daha fazla özen göstermesi ve ameliyat sonrası önerilere tam anlamıyla uyması gerekmektedir. İlk günler belde bazen ağrı, yanma hissi ve batma gibi yakınmalar olabilir. Bu nedenle endişelenmeden yatarak dinlenilmelidir. EBwjty. 17 36 12 49 11 03 11 11 18 52 18 49 10 56 13 12 13 05 11 02 11 21 17 15 15 26 16 24 10 56 10 14 11 45 12 07 10 49 12 35 12 28 11 15 14 03 10 45 16 15 12 46 19 56 14 32 11 39 11 04 10 52 19 21 12 24 12 19 14 54 11 14 10 58 10 06 15 39 11 08 18 38 12 01 11 38 12 16 12 10 19 00 17 09 14 58 14 47 14 45 13 46 12 03 14 47 14 42 19 32 15 11 14 58 14 50 16 52 15 20 12 24 12 16 12 13 17 03 16 12 13 26 10 32 19 35 15 02 10 57 18 54 11 58 11 49 11 44 15 06 11 52 11 21 18 44 11 11 13 20 18 08 11 59 11 13 17 29 11 15 15 40 10 59 10 46 10 39 14 44 14 27 12 27 14 17 11 01 Özellikle başka bir rahatsızlığınız için bu aralar sık sık iğne mi olmak zorunda kaldınız. Dikkat edin, yalancı siyatik ağrısı olarak da bilinen Priformis Sendromu yaşıyor olabilirsiniz... Belirtileri siyatik ile benzerlik gösterse de tamamen farklı olan Priformis Sendromu ile ilgili bilinmeyenleri Hisar Intercontinental Hospital Ortopedi ve Travmatoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Teoman Benli anlattı. PRİFORMİS SENDROMU NEDİR? İlk kez 1928 yılında Yeoman, hastalığı siyatik sinirin mikropsuz bir iltihabı olarak tanımlamıştır. Hastalık priformis kasının spazmı ile geçici veya kontraktürü ile kronik siyatik sinir basısına bağlı gelişerek, fıtıkların kök ağrılarını taklit eder. Bu nedenle hastalık “Yalancı Siyatik” hastalığı olarak da anılır. Priformis Sendromu, temel olarak siyatik sinirinin priformis kası altında sıkışmasıyla ortaya çıkan genellikle bel fıtıkları ile karışan klinik bir olgudur. Tarihsel olarak, tekrarlayan kalça kas içi enjeksiyonların hastalığın gelişiminde önemli bir yeri olduğu düşünülür. Gerçekte anatomik farklılıklar, priformis kasının sertleşmesi, eklem sertlikleri ve bazı dış faktörler hastalığa yol açar. Priformis kası, kuyruk sokumu omurlarının önünden başlayıp uyluk kemiğinin arka kısmına yapışan, yassı, piramit şeklinde oblik yerleşimli bir kastır. Kalça uzatılmış pozisyonda iken uyluğu dışa döndürür, ancak uyluk bükülü iken bacakların birbirinden ayrılmasına yardım eder. Kalçaya gelen künt darbe ve kısa dışa döndürücü kaslarda hematom oluşumunu takip eden yumrulaşma siyatik sinir basısına neden olabilir. Bazen de kalçaya gelen şiddetli bir darbe siniri besleyen çok ince damarları tıkayıp sinirin harap olması sonucu benzer yakınmalara yol açabilir. PRİFORMİS SENDROMU NEDEN OLUŞUR? Genel ve yaygın kanı, kas içi enjeksiyonlar sonrası görülebilen apse, kanama ve nedbe oluşumunun hastalığa yol açtığıdır. Ancak bu bilgi hakkında kanıt yoktur. Hastaların büyük kısmında kas içi enjeksiyon öyküsü de bulunmaz. Hastalığın diğer nedenleri olarak belde aşırı çukurlaşma, kasın anormal büyümesi ve sinir anomalileri anatomik varyasyonlar suçlanır. Alt kalça atar damarının yalancı anevrizması, beyin cerrahi girişimlerinde uzun süreli oturuş da diğer nadir nedenler arasında sayılabilir. Vücut geliştirmeye yönelik spor yapanlarda, sıçrama sporu yapan atletlerde ve uzun mesafe koşucularında Priformis Sendromu’na rastlanır. Bu kişilerde priformis adalesinin aşırı gelişiminin hastalığın oluşumunda rol oynadığı düşünülmüştür. Priformis Sendromu ortalama %6 civarında görülmekle birlikte, kadınlarda erkeklere göre 6 kat daha fazla gözlenmiştir. Yanlış tanı konulanlar ve erişkin nüfusun %90’ının yılda en az bir kez bel ağrısı geçirdiği de göz önünde bulundurulursa; bu oranın daha fazla olduğu düşünülebilir. KLİNİK BULGULARI NELERDİR? Klinik olarak, bel fıtığına benzer belden kalçaya yayılan kök ağrısı tabloya hâkimdir. Kök basısı yapmayan veya az bir bası yapmasına karşın belirgin siyatik ağrısı yani belden kalçaya doğru yayılan ağrısı olan hastalarda Priformis Sendromu’ndan mutlaka şüphe ederiz. Hastaların %50’sinde darbe öyküsü vardır. Yaralanma, ya kalça üzerine direkt darbe ya da kalçanın burkulması şeklindedir. Derin elle muayenede priformis kasının hassas olduğu görülür. Güce karşı, uyluğun zorla dışa açılması ve dışa döndürme, şiddetli siyatik ağrısı oluşumu Pace Testi ve hasta sırt üstü yatarken, uyluk düz uzatılmış iken içe döndürmeye zorlandığında ağrı görülmesi Freiberg Testi klinik tanıda oldukça yardımcıdır. Ayakta iken uylukta ve kalçada ağrı olması, oturmada güçlük, hasta yüzükoyun pozisyonunda iken ayakta gerginlik Priformis Sendromu’nun diğer klinik bulgularıdır. Priformis Sendromu’nda laboratuvar bulgularında özellik yoktur. Geleneksel radyografilerde herhangi patoloji saptanmaz. Lomber bilgisayarlı tomografi ve Manyetik Rezonans MR inceleme, bel fıtığını ekarte etmek için yararlıdır. Priformis Sendromu tanısında en yararlı ve en doğru tanı yöntemi kalçanın MR incelemesi olup, siyatik sinir ve priformis kası net olarak belirlenebilir. TEDAVİSİ NASIL YAPILIR? Rehabilitasyonda priformis kasının uzatılmasına çalışılır. Bunun için germe egzersizleri ve pilates, uygulanan yöntemler arasındadır. Hastaya ayrıca ağrıyı ortaya çıkaracak aktivitelere kısıtlama getirerek günlük yaşam düzenlemeleri de tavsiye edilir. Bağdaş kurarak oturmak, uzun süre sert zeminde oturmak, sıçramalı sporlar yasaklanır. Her sabah evde germe egzersizleri yapması istenir. Son yıllarda popülarite kazanan manipülatif rehabilitasyon programları ile sinir ve kas mobilizasyon tedavileri ile başarılı sonuçlar alınmaktadır. İlaç tedavisi kısmen etkilidir. Ultrasonografi veya bilgisayarlı tomografi eşliğinde kortizon enjeksiyonun başarılı olduğuna dair yayınlar mevcuttur. Cerrahi tedavi, fizik tedavi ve enjeksiyona rağmen geçmeyen ağrısı olan hastalarda gereklidir. Kas, uyluk kemiğine yapıştığı yerden kesilerek gevşetilir. Bel fıtığı, bacak ve bel ağrısının siyatik en yaygın nedenlerinden biridir ve oldukça yaygın görülen ciddi bir sağlık sorunudur. Bel fıtığı genellikle 35 ila 50 yaş arasındaki görülür, erken evrede fark edilerek gerekli önlemler alındığında ilerlemez. Yaşlandıkça ya da vücudu zorlayan hareketler yaptıkça omurgayı oluşturan omurların aralarındaki disklerde kayma ve hasar oluşabilir. Bunun sonucunda omur içindeki jöle kıvamındaki madde diskin yırtılan yerinden dışarı sızarak bel fıtığına neden olur. Bu durum sırt veya bacak ağrısı, uyuşukluk veya karıncalanma gibi sorunlara neden olabilir. Dinlenme, ağrı kesiciler ve fizik tedavi ile çözülebilir. Doğru tedavi ile 6 haftada iyileşir. Sorun devam ederse, mesane veya barsak kontrolü kaybı oluşursa ameliyat gerekebilir. Bel fıtığı nedir?Bel fıtığı neden olur?Bel fıtığı belirtileriBel fıtığı teşhisiBel fıtığı tedavisiBel fıtığı ameliyatıHamilelikte bel fıtığıBel fıtığı için ev egzersizleri Bel fıtığı nedir? Vücudumuzun bel omurgasını 5 adet omur oluşturur. Her 2 omur arasında 1 adet disk adı verilen kıkırdak bukunur. Yaşlanma ya da aşınma nedeniyle diskler, yumuşak sıvılarını kaybederler ve daha düz ve daha sert hale gelir. Disk dejenerasyonu hasar olarak bilinen bu süreç genç yaşlarda başlayabilir. Diskin içerisinde jöle kıvamındaki doku omurgaya basınç olduğunda diskin sağlam olan dış halkası yırtılır. İçerisindeki jöle yırtıktan dışarı çıkar, omurilik kanalı ve sinir köklerini sıkıştırarak tahriş eder. Bu soruna bel fıtığı denir. Bel fıtığı neden olur? Bel fıtığı ağrısı, omurga sinirinin iltihabından ve fıtığın sinire baskı yapmasından kaynaklanır. Siyatik, sıklıkla bel fıtığı ilişkili bir semptomdur. Siyatik sinirine destek olan bir veya birkaç sinir üzerindeki basınç, kalçadan bacağa ve bazen ayağa kadar uzanan siyatik ağrısına, ayrıca yanma, karıncalanma ve hissizleşmeye neden olabilir. Hapşırma, öksürme veya eğilme genellikle ağrıyı arttırır. Genellikle bir taraf sol veya sağ etkilenir. Siyatik nedir? Kimlerde görülür? Siyatiğin nedenleri ve belirtileri Bel fıtığı belirtileri Sırt ve kalçada başlayan ve giderek artan ağrı Şiddetlenen ağrı zamanla uyuşukluk ve güç kaybına neden olur Ağrı hastaya çok acı verebilir ve gündelik işlerini yapmasını zorlaştırır Pek çok hastada ağrı 6 hafta içinde azalır Bazı hastalarda ağrı kronik ve / veya zayıf düşürücü hale gelebilir Fıtığın oluştuğu disk bir sinire baskı yapıyorsa, bu sinir boyunca yayılan şiddetli bir ağrı olabilir. Bu duruma siyatik de denir ve siyatik bel fıtığında en sık görülen belirtidir Bel fıtığının belirtileri arasında nadiren de olsa barsak veya mesane kontrolünü kaybetme olabilir. Eğer bu gerçekleşirse, acil olarak doktora gitmelisiniz. Bel fıtığı ağrısının özellikleri Bacak ağrısı Bel ağrısından daha kötüdür. Ağrı, bacağın arkasındaki büyük siyatik siniri yolu boyunca yayılırsa, siyatik veya radikülopati olarak adlandırılır. Sinir ağrısı En dikkat çekici semptomlardan biri de bacaklarda oluşan ve yanma, keski acı, elektrik çarpması, veya batma şeklinde olan sinir ağrılarıdır Bacak ağrısı neden olur, nasıl geçer? Korunma egzersizleri Belirtilerin değişken yerleri Fıtığın yeri ve derecesi gibi değişkenlere bağlı olarak belirtiler bel, baldır, ön veya arka bacak, kalça, ayak ve / veya ayak parmaklarında görülebilir ve tipik olarak vücudun bir tarafını etkiler. Nörolojik belirtiler Bacakta, ayak ve / veya ayak parmaklarında uyuşukluk, iğne batma hissi, güçsüzlük ve / veya karıncalanma yaşanabilir. Siyatik ağrısı neden olur, nasıl geçer? Belirtileri, tedavisi ve egzersizler Düşük ayak Bel fıtığından kaynaklanan nörolojik belirtiler arasında, yürürken ya da ayak parmaklarının üstünde duruken bacağı yukarı kaldırma zorluğu görülebilir. Bu duruma “düşük ayak”da denmektedir. Bel ağrısı Bel ağrısı görülebilir, ancak her zaman değil. Bel ağrısı sabit veya zonklama şeklinde tanımlanabilir ve belinizi bükmekte zorlanabilirsiniz. Eğer fıtıklaşmış disk bel kası spazmına neden oluyorsa, ağrıyı sakinleştirmek için bir ya da iki gün dinlenmek gerekebilir. Buz veya ısı uygulamak da ağrıyı hafifletebilir. Otururken sırt destekli bir koltuk kullanmaya, yatarken de sırt üstü pozisyonda dizlerin altına yastık koyarak beli desteklemek gerekir. Hareketle kötüleşen ağrı Uzun süre ayakta durmak veya oturmak, hatta kısa mesafe yürümek bile bel ağrınızı tetikleyebilir. Kahkaha atmak, hapşırmak veya başka bir ani hareket ağrıyı arttırabilir. Öne eğildiğinde kötüleşen ağrı Pek çok insanda, bir sandalyeden sarkma, eğilme ya da belini bükme gibi pozisyonlar bacak ağrısını çok arttırır. Ani ağrı Fıtıklaşmış disk ağrısı genellikle çok hızlı gelişir ve bazen ağrıyı tetikleyen belirgin bir hareket veya olay bulunamayabilir. Mesane veya barsak kontrolü kaybı Bu semptom çok nadir görülür ve spinal sinir köklerinin sıkışmasından kaynaklanır. Çok ciddi bir problemdir, acil tıbbi müdahale gerektirir ve bu durumda olanların acil doktora gitmesi gerekir. Bel fıtığı semptomları genellikle fıtık geniş kapsamlıysa daha şiddetli olur. Disk herniasyonu bir siniri etkilemezse, ağrı hafif olabilir ve bel çevresi ile sınırlı kalır. Bazı durumlarda bel ya da bacak ağrısı birkaç gün sürer ve sonra kaybolur. Bu durum bel fıtığı başlangıcına işaret edebilir. Bel fıtığı teşhisi Bel fıtığınız olup olmadığını belirlemek için, doktorunuz öncelikle tıbbi geçmişinizi eksiksiz olarak öğrenmek ister. Teşhise yardımcı olarak fizik muayene yapar ve gerekli görürse doğrulamak adına manyetik rezonans görüntüleme MRI taraması isteyebilir. Tıbbi Geçmiş ve Fizik Muayenesi Belirtilerinizi ve tıbbi geçmişiniz hakkında konuştuktan sonra, doktorunuz omurganızı inceler. Fiziksel muayene sırasında ise bel ağrınızın nedenini doğru belirlemek için aşağıdaki testleri yapabilir. Bel fıtığı neden olur, korunmak için ne yapmalı? Fıtığın belirtileri Nörolojik muayene Fiziksel muayene, zayıflık veya duyu kaybı olup olmadığını tespit edebilmek için nörolojik bir muayene içermelidir. Kas zayıflığını test etmek için, doktorunuz topuk ve ayak parmaklarınız üzerinde yürümenizi ister. Kalça, ayak bileği ve ayak parmaklarınız muayene edilmelidir. Doktorunuz, herhangi bir his kaybı olup olmadığını anlamak için bacak ya da ayağınıza dokunur. Diz ve ayak bileğinizdeki refleks kaybının kontrol edilmesi önemlidir. Düz bacak kaldırma SLR testi Bu muayene, 35 yaşın altındaki hastalarda bel fıtığının doğru teşhisinde çok yardımcı olur. Bu testte sırt üstü yatarsınız ve doktorunuz ağrıyan bacağınızı diziniz düz duracak şekilde yukarı kaldırır. Bacak ve dizinizin altında ağrı hissederseniz, bu durum bel fıtığınız var demektir. Görüntüleme Testleri Bel fıtığı tanısını doğrulamaya yardımcı olmak için doktorunuz bir manyetik rezonans görüntüleme MRI taraması önerebilir. Bu tarama, diskler gibi yumuşak dokuların net görüntülerini almayı sağlar. Bel fıtığı tedavisi Günümüzde bel fıtığının farklı yöntemle tedavisi mümkündür, fizik tedaviden, ilaç tedavilerine, ameliyattan mikoro-cerrahiye pek çok çözüm seçeneği vardır. Hangi tedavinin ne zaman uygulanacağına hastalığın durumu ve ciddiyeti belirler. Çoğu vakada, bel fıtığı birkaç gün ya da birkaç hafta içinde kendiliğinden yavaş yavaş düzelir. Tipik olarak, hastaların çoğunda belirtiler görülmemekle birlikte bazı hastalar iyileşme süresince ağrı şikayetleri yaşarlar. Cerrahi ameliyat Dışı Tedavi Kas güçsüzlüğü, yürüme zorluğu ya da mesane veya barsak kontrol kaybı cauda equina sendromu olmadığı sürece koruyucu bakım ilk tedavi yöntemi olarak düşünülmelidir. Cerrahi dışı tedavinin esas amacı ağrıyı azaltmaktır. Bel fıtığında ameliyat dışı önlemler şunları içerir Dinlenme Genellikle 1-2 günlük yatak istirahati şiddetli sırt ağrısını sakinleştirir. Uzun süre ayakta kalmayın. Gün boyunca aralıklı olarak dinlenin, ancak uzun süre oturmayın. Yavaş ve kontrollü hareket edin. Günlük faaliyetlerinizi değiştirerek özellikle ağır kaldırmak ya da öne eğilmek gibi daha fazla ağrıya neden olabilecek hareketlerden kaçının. Ağrı kesici ilaçlar İbuprofen veya naproksen gibi ilaçlar ağrınızı azaltabilir. Ağrı kesici ilaçlar nasıl kullanılmalıdır? Türleri ve yan etkileri Fizik Tedavi Doktorunuz fizik tedaviyi önermesi durumunda uygulanmasını istediği tedaviyi fizik tedavi uzmanına iletmelidir. Fiziksel terapi, ağrıyı azaltmak ve esnekliği artırmak için gerekli olan tedavilerin bir kombinasyonunu içerir. Buz ve ısı terapisi, nazik masaj, gerdirme ve pelvik çekme bazı örneklerdir, ancak fiziksel terapistiniz ağrı ve diğer belirtiler için en iyi tedavi planını geliştirmek için sizinle birlikte çalışır. Ve iyi bir haber 4-6 hafta içinde, hastaların çoğunluğu semptomlarının ameliyat olmaksızın rahatladığını fark etmektedir. Fizik tedavi ve rehabilitasyon nedir? Fizyoterapist ne iş yapar? Epidural steroid enjeksiyonu Bu prosedürde, yerel inflamasyonu azaltmak için sırtınıza steroid enjekte edilir. Yukarıdaki tedbirler içerisinde sadece epidural enjeksiyonların semptomları azaltmada etkili olduğu kanıtlanmıştır. 6 hafta boyunca cerrahi dışı tedavi görmüş ve fayda sağlayamamış hastaların % 42-56’sında epidural enjeksiyonların başarılı olabileceğine dair iyi kanıtlar vardır. Bel fıtığı ameliyatı Bel fıtığı hastalarının sadece küçük bir yüzdesi ameliyata ihtiyaç duyar. Omurilik cerrahisi, ancak bir dönem cerrahi dışı tedavi uygulanmış ve sonuç alınamamış hastalara önerilir. Mikrodisektomi Beldeki fıtıklı disk için en yaygın cerrahi prosedür lumbar mikrodisektomidir. Mikrodisektomi, diskin herniasyona uğramış fıtıklaşmış bölümünü ve omurga sinirine baskı yapan tüm parçaları çıkarmayı içerir. Sinir köküne daha fazla alan verilerek basınç azaltılır ve sinir kökü iyileşmeye başlayabilir. Bel fıtığı ameliyatsız tedavi olabilir mi? Uzmanlar ne öneriyor? Mikrodisektomi prosedürü genellikle fıtıklaşmış diskten kaynaklanan bacak ağrısını siyatik rahatlatmak konusunda oldukça başarılıdır. Sinir kökünün tamamen iyileşmesi birkaç hafta veya ay sürse de, hastalar genellikle bacak ağrılarından hızlı bir şekilde kurtulmakta ve genellikle cerrahi sonrası çok az komplikasyon yaşamaktadırlar. Bel fıtığı ameliyatı her hastaya uygun bir tedavi değildir ve riskler vardır? Rehabilitasyon Çoğu hasta ameliyattan sonra fizik tedaviye ihtiyaç duymaz. Cerrahınız sizi değerlendirdikten ve ameliyat yaranızın iyileştiğini onayladıktan sonra, bir rehabilitasyon egzersiz programına başlayabilirsiniz. Evde uygulayabileceğiniz basit bir program olarak sırt ve bacaklarınız için esnetme egzersizleri ile birlikte her gün 30 dakika basit bir yürüyüş programı ameliyat sonrası daha hızlı iyileşmenizi sağlayacaktır. Gerekirse cerrahınız size bir fizyoterapist önerebilir. Bel fıtığı tedavisinde ne tür riskler vardır? Cerrahi dışı tedavinin riski sadece belirtilerinizin iyileşmesinin uzun zaman alabilmesidir. Yaklaşık 6 ay sonra ameliyat olmayı seçerseniz, tedavi sonucu ameliyatı daha önce seçmiş olmanız kadar iyi olmayabilir. Cerrahide komplikasyon riski son derece düşüktür. Muhtemel komplikasyonlar şunlardır Enfeksiyon, Sinir hasarı Dural sızıntısı Sinir kökü kanalının ince bir astarının açılması sinir köklerini yıkayan sıvının beyin-omurilik sıvısı kaybolmasına neden olabilir. Ameliyat sırasında görüldüğünde astar tamir edilebilir. Bazen baş ağrısı daha sonra ortaya çıkar ancak genellikle zamanla düzelir. Sinir sıkışmasına neden olan hematom Bu durum, cerrahiden sonra sinir köklerinin etrafında toplanan kan nedeniyle ortaya çıkar. Tekrarlayan disk fıtığı Başka bir parça disk materyali aynı bölgede kopabilir ve bacak ağrısının geri gelmesine neden olabilir. Eğer koruyucu tedavi bu durumda işe yaramazsa tekrar cerrahi müdahale gerekebilir. Hamilelikte bel fıtığı Zaten çoğunlukla ağrılı olan bel fıtığı hamilelikte daha da acı verici olabilir. İlginçtir ki, bu durum hamile kadınlarda beklenen kilo artışı ve omurganın artan baskısı nedeniyle ortaktır. Bazı durumlarda, kadınlar bel fıtığı belirtileri yaşamazlar ve gebelik süresince varlığını hissetmeyebilirler. Öte yandan, fıtıklaşmış bir disk hamile kadınlarda özellikle bebek geliştikçe ve ağırlaştıkça kötüye gidebilecek şiddetli ağrılara neden olabilir. Hamilelik bel fıtığına neden olur mu? Her şeyden önce, gebelik, nadir olarak bel fıtığına neden olur. Hastada şiddetli bir osteoporoz bulunmadığı veya yakın zamanda bel bölgesinde travmatik bir yaralanma yaşamadığı sürece bir kadının gebeliğinden gelişen bel fıtığı olasılığı düşüktür. Bununla birlikte, kadınlar daha çok genel bir sırt ağrısı ve vücutta meydana gelen ve omurganın çevresinde meydana gelen değişikliklerden kaynaklanan ağrıları yaşarlar. Hamilelik boyunca bel fıtığı için neler yapılabilir? Hamileliklerinde orta ila şiddetli bel fıtığı ağrısı yaşayan kadınlar için pozitif kalmak ve durumu uzman bir doktor yardımıyla denetlemek önemlidir. Hafif-orta dereceli fıtık vakaları, kadının ve bebeğinin sağlığı ve güvenliği açısından genellikle sorunlu değildir. Bununla birlikte, ciddi vakalar, bir miktar tedavi veya müdahale gerektirebilir. Hastalar ayrıca bel ağrısı ve pelvik ağrıların gebelik sırasında, özellikle üçüncü trimesterde sık görüldüğünün bilincinde olmalıdır. Pürüzsüz, sorunsuz bir gebelik yaşamak için pozitif düşüncenizi korumalı ve fıtıklaşmış diskler hakkında kendinizi eğitmeniz kritik önem taşır. Ağrı yaşıyorsanız, daha fazla yaralanma veya ağrı oluşmasını önlemek için yatak istirahati ve güvenli egzersizler gibi koruyucu tedavi yöntemlerinden faydalanabilirsiniz.  Bel fıtığı için ev egzersizleri Rahatlayın Dinlenmek için rahat bir pozisyon bulun. Başınızın ve dizlerinizin altına küçük birer yastık koyarak yerde ya da yarı sert bir yatakta yatmayı tercih edebilirsiniz. Veya dizleriniz arasına bir yastık alarak yan ayatabilirsiniz. Aynı pozisyonda Aynı pozisyonda çok uzun süre kalmayın. Yürüyün Her 2-3 saatte bir düz bir yüzeyde eğim, yükseklik ya da merdivenler olmadan 10-20 dakikalık kısa yürüyüşler yapın. Eğer ağrı hissederseniz özellikle bacak ağrısı yürüyüşü bırakın. Gerekirse ağrı kesici kullanın Bu ilaçlar, ağrı şiddetlenene kadar beklemeden alındığında genellikle daha faydalı olurlar. Isı veya buz kullanmayı deneyin Isı ya da buzun yardımcı olacağına dair güçlü bir kanıt bulunmamakla birlikte, size yardımcı olup olmadığını görmek için deneyebilirsiniz. Ayrıca, ısı ile soğuk arasında geçiş yapmayı denemek de bazen faydalı olmaktadır. Egzersiz yapın Sırtınızı güçlendirmek ve her zamanki aktivite seviyenize dönmenize yardımcı olmak için doktorunuz veya fizyoterapistiniz tarafından önerilen şekilde aktif olun ve egzersiz yapın. Esneme egzersizleri, sırtınızı korumak için vücudunuzdaki kasları güçlendirmenize yardımcı olabilir. Haberler Sağlık Genel Sağlık Ameliyat sonrası geçmeyen bel ağrılarına dikkat!, bel fıtığı, bel fıtığı ameliyatı, bel cerrahisi, bel kayması, çocuklarda bel kayması ABONE OL - 1157 Güncelleme - 1200 Ağır kaldırmak ya da kilo almak yeni fıtık oluşumuna neden olabilir! Doç. Dr. Cahide Topsakal, ameliyat sonrası geçmeyen ve artarak devam eden bel ağrılarının daha da büyük sorunlar açabileceğini belirtti. Topsakal, ağır kaldırmalar ya da kilo almaların da yeni fıtık oluşumuna neden olabileceğine dikkat çekti. Doç. Dr. Cahide Topsakal bir çok hastanın önemsemediği bel cerrahisi konularında açıklamalarda bulundu. Zorlama sonucu koruyucu kısmın yırtıldığını belirten Cahide Topsakal, "Herhangi bir zorlanmayla koruyucu kısım yırtılıp çekirdek arkaya, kanala doğru fıtıklaşırsa buradan bacaklara giden sinirlere basarak bu sinirlerin çalışmasını engeller ve sonuçta belde ve bacakta ağrı, uyuşukluk, kuvvetsizlik oluşabilir. İşte bu duruma bel fıtığı denir." dedi. Bel fıtıkları kız çocuklarda biraz daha fazla diyen Topsakal, "20 yaş altında bel fıtığı görülme sıklığı % Literatürde 9 yaşın altında 4 vaka bilinmekte. 27 aylık bir bebek bel fıtığından ameliyata gitmiştir. Hatta 13 aylık bebek trafik kazası sonrası ameliyat edilmiştir. Bel fıtıkları kız çocuklarda biraz daha fazla gibi. Çocuklarda boyun ve sırt fıtıklarının oluşma tarzı bel fıtığından çok farklıdır ve ayrı değerlendirilmelidir." şeklinde konuştu. Bel fıtığında mutlaka ameliyat mı gerekir mi ?Bu soruyu ise Topsakal, "Bir çok bel fıtığında ameliyata gerek olmaz. Hastanın bacağında kısmi felç yani kuvvet kusuru varsa mutlak ameliyat gerekir. Hastanın felci yok ancak çektiği ağrıyı her türlü yönteme rağmen istirahat, fizik tedavi ve ilaç tedavisi gibi aylarca dindirememiş, böylece yaşam kalitesi düşmüş ise, bir hayat ağrıyla geçmeyeceği için onlar da ameliyata gider." diye cevapladı. Ağır kaldırmalar, kilo almalar yeni fıtık oluşumuna neden olduğunu söyleyen Topsakal, "Ya da bazen bel fıtığı ameliyatı başarılı olsa da sonraki dönemlerde artık yük bir üst ya da bir alt mesafeye eskisinden daha fazla bineceğinden travmalar, ağır kaldırmalar ve kilo almalarda, ya da o seviyelerde ters hareketlerle aşırı yüklenmeler nedeni ile yeni fıtıklar veya sonradan gelişen dar kanal oluşabilir. Bulgular çok benzer olacağından hasta bunu yine başarısız bir ameliyat olarak yorumlayabilir, hatta başka doktora gidebilir." şeklinde konuştu. Bazen de bel fıtığı ile beraber hastada eşlik eden hafif dereceli bel kayması olacağını ifade eden Topsakal, "Eğer ameliyattan önce hasta aydınlatılmazsa hasta kesinlikle ameliyat sonrası mutlu olmayacaktır, çünkü ağrının bir kısmı zaten bel kaymasına bağlıdır. Öyleyse hangisinin ne oranda ağrıya katkıda bulunduğu iyi tespit edilmeli ve hastaya bilgi verilmelidir. Bazen de fıtık ameliyatından sonra yeni bel kayması oluşmaktadır, fıtık ameliyatında fazla kemik kaldırmak bazen kaymaya zemin hazırlar. Bunu önlemek için fazla kemik kaldırmamalı, hasta ameliyat öncesi iyi değerlendirilmeli, o mesafede zaten sağlam olmayan hareketli bir segment varsa, fıtık ameliyatı ile beraber omurgaya kaymayı önlemek için platin takmak gerekmektedir." Genellikle genç erkeklerde görülen ve ilk belirtisini sabahları bacağa vuran bel ağrısıyla veren ankilozan spondilit hakkında merak edilenleri Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. Vedat Hamuryudan SPONDILIT NEDIR? Bel kemiğini tutan bir iltihaplı romatizma türü. Erkeklerde daha sıktır. Genellikle 40 yaşın altında başlıyor. Ankilozan Yunancada bükülmüş eklemin hareketsiz kalışını’ tanımlıyor, spondilit de omurganın iltihabı anlamına geliyor. BELİRTİLERİ NELERDİR?İlk belirti, bel kemiği ve kalçada ağrıdır. Başlangıçta ağrı sinsidir, aralıklı gelir, bir sağda bir solda olur, biraz bacağa vurur. Bu nedenle siyatik veya bel fıtığı diye kabul edilir. Hatta bu nedenle bazı hastalar ameliyat olurlar. Bel fıtığı tanısı alıp ameliyat olmuş hasta bir süre sonra kaderine razı hale gelir. Bu arada hastalık yavaş yavaş bel kemiğinden yukarı doğru çıkar, iltihap sonucu omurlar birbirine kaynamaya başlar. Hasta tipik şekilde önden ve yandan baktığınızda kambur görünür. Halk arasında kambur’ ya da bambu’ hastalığı olarak bilinir. Röntgende bel kemiğinin görüntüsü bambu kamışı gibidir. Göğüs kafesi de, eklemlerin tutulmasıyla genişleme özelliğini kaybeder ve karın bombe olarak öne doğru çıkar ve kurbağa karnı denilen görünüm oluşur. BEL AĞRISININ SÜRESI ÖNEMLİ Mİ? Dün başlamış bir ağrıya ankilozan spondilit demek kolay değil. Bazı hastalıkları ekarte edelim diye ağrının en az 3 aydır devam ediyor olması lazım. DİĞER BEL AĞRILARINDAN AYIRT EDİCİ ÖZELLİĞİ NEDİR? Az ya da çok bel ağrısı çekmeyen kişi yok gibidir. Fıtık, kayma, kireçlenme, incinme de bel ağrısı yapar. Kireçlenme ya da fıtığınız varsa ağrı hareketle artar, akşama doğru ya da gece daha fazla olur. Ankilozan spondilitin ağrısı ise iltihabi karakterdedir. Yani çalıştıkça, hareket ettikçe, vücut ısındıkça azalır. Sabah yataktan kalktığınızda ya da istirahat sonrasında ağrı yoğundur. Tipik olarak sabaha karşı uyandıran, istirahat sonrası belirgin olan, hareket ettikçe de şiddeti azalan ve 3 aydır devam eden ağrılarda ankilozan spondilit akla gelmeli. NEFES ALMADA GÜÇLÜK YAPAR MI?Bu belirti ileri aşamada ortaya çıkar. Ankilozan spondilit kuyruk sokumundan başlar, yavaş yavaş yukarı, bel kemiğine yukarıya doğru çıkar. Bu sırada kaburgaların omurlarla bağlandığı eklemleri etkiler ve kaburgaların hareketlerini kısıtlar. Hastalar göğüsten değil, genellikle karın kaslarını yani diyaframlarını kullanarak nefes alırlar. Bunun için ankilozan spondilitli hastalara ilk tavsiyemiz Aman sigarayı bırak’ olur. Ayrıca sigara hastalığa zemin hazırlar ve tedaviden görülen faydayı azaltır. TOPUK BÖLGESINDE AĞRI OLUR MU? Ankilozan spodilit gibi hastalıklarda temel bozukluk tendonların kemiğe girme noktalarıdır. Mesela topukta kocaman bir aşil tendonumuz var, bacağı topuğa bağlar. Bu tendonun kemiğe girme noktasında iltihaplanma sonucu ağrı meydana da kocaman bir bağımız var. Bu bağın topuk kemiğine girme noktasındaki iltihap şiddetli ağrı yapabilir. Her yere basışta kendini hissettirir. Hatta zaman içinde buraya kalsiyum çökebilir, filmde topuk dikeni’ diye tabir ettiğimiz görüntü ortaya çıkar. Sadece topukta değil diz ve kalça etrafında, omuz çevresinde tendonların kemiğe giriş noktalarında da olabilir. HASTALIĞIN SEBEBI BILINIYOR MU? Çok fazla bilmiyoruz ama genetik özelliği var. Aile efradında benzer hastalık veya başka bir iltihaplı romatizma olabiliyor. B27 dediğimiz gen, ankilozan spondilitli hastaların yüzde 90’ında pozitif bulunuyor. Ama B27 bir hastalık geni değil normal bir gen. Türkiye’deki sıklığı yüzde 6-7 civarında. Buna karşılık ankilozan spondilitin sıklığı binde 5 civarında. Düşünün, yüzde 7 nüfus B27 genini taşıyor ama sadece binde 5 nüfus ankilozan spondilitli. Yani bir genetik özellik var ama bu hastalığı ortaya çıkarmıyor. Zaman içinde birtakım faktörler belki bağırsaktan geçen birtakım çevresel faktörler bu hastalığa yol İLERLEYİCİ Mİ?Maalesef ilerleyici ve hastalığı yüzde 100 durduran bir tedavi yok. Ama tedavi erken başlanırsa kamburluğa geçiş, hareket kısıtlılığı TEŞHİS EDİLİYOR?Bir kere akla getirilmezse tanıda çok gecikmeye yol açıyor. İkincisi ağrı kesicilere çok güzel cevap veriyor. Ankilozan spondilitin tanısında 8-9 yıla kadar gecikme olabiliyor. O nedenle Genç bir adamda niye kronik bel ağrısı olsun, bel fıtığı bu kadar sürmez, en fazla 5-6 gün yatağa yatırır, sonra düzelir’ deyip sorgulamak lazım. Ankilozan spondilit hastalarında birtakım eklem dışı belirtiler de vardır. Mesela artmış sıklıkta sedef hastalığı, gözlerde üveit denen iltihap görülür. Tekrarlayan ağız yaraları olabilir. Kanlı ishal ile seyreden iltihaplı bağırsak hastalığı olabilir. Bütün bunlar dikkat çekmeli, hasta romatoloğa TETKİKLERİ KULLANILIYOR MU?Bel fıtığı gibi hastalıklarda kanda iltihap yoktur. Ama ankilozan spondilitli hastada erken veya geç evrede kanda iltihap vardır. Sedimantasyon, CRP, lökosit sayısı yüksektir. Bunun dışında B27 geni bazen teşhiste işimize yarıyor. Bir de röntgen incelemeleri ve MR konularımız ankilozan spondilitin tedavisi ve Behçet hastalığı...

bel fıtığı ameliyatı sonrası kalçada ağrı